İçeriğe geç →

Metin üzerinde çalışmalar / 6

2
İnsan içine çıkalı neredeyse bir ay oldu. Dün yeni bir aşamayı geçmeye karar verip Zehra’yı aradım. Son sevgili Zehra. Yakınına taşındığımdan bahsettim. Olan biteni merakla dinledi. Mutlaka görüşelim diyerek bitirdik konuşmayı. Sabah, uyanmadan önceki son rüyamda değişiklikleri kaydettin mi dedi annem, “kaydetmeden çıkmasaydın. Silinir gider aklından”.

Öğleden sonra dışarı çıktım. Güneş gözlüklerinin beni rahatlattığını keşfettim geçenlerde. Onu da unutmadan söyleyeyim. Güneş gözlüğüyle dolaşınca daha rahat hissediyorum kendimi. Epeyce dolaştım. Gece cesurca bir adım daha atarak kalabalık bir bara girdim. Tanıştığım güzel memeli kızla sık sık kapıya sohbet etmeye çıktık. İnsanlara epeyce ilginç geliyordu hikayem. Sohbetin bir yerinde, “içeriye girmeden önce kaydetmiş miydin peki” diye sordu. Kalçaları da fena değildi. Açık renk bir pantolonu vardı, bej miydi neydi o rengin adı. “Hayır” diye yanıtladım. Aslına bakarsan hatırlamıyordum. “Öncekiler silindi o zaman desene” diyerek gülümsedi. Hoşuna gitti belli ki bu nispeten az hatıralı adam. Burada şimdi, uyuyor. Neredeyse öğlen olacak. İşte kaydediyorum değişiklikleri.

Az önce Zehra aradı. N’aber, n’aptın, faslının ardından, “Nereye taşındın? bir uğrayayım müsaitsen” diye sorunca misafirim olduğunu söyledim mecburen. Belli ki yüzü asıldı. Yarın için sözleştik. Anladı herhalde evde bir kadın olduğunu. Veya ben kuruntu yapıyorum bilemiyorum. Gerçi anlayıp anlamamasının bir önemi de olmamalı ya; var demek ki. Uyandırıp adını sorayım şu kızın…

Burada derin bir nefes alıp Metin’e döndüm. Karşımdaki koltukta kaygılı ve umutsuz bakışlarla benden bir çıkış yolu, kurtuluşu için bir formül bekliyordu. “Buraya kadar bir sıkıntı görünmüyor” diyerek girdim söze. Başka bir şey söylememe fırsat vermeden, metnin neresinde olduğumu sordu. Parmağımla işaret edince “evet” dedi. “Başlangıçta keyfim yerindeydi. Temkinli hareket ediyor, birden açılmamaya özen gösteriyordum. Arka arkaya cesur girişimlerde bulundum, ters bir şey de olmadı. Bu da beni iyiden iyiye cesaretlendirdi tabii.

O kaldığın yerden sonrasında Zehra’yla buluştuk üst üste. O kadar iyi hissediyordum ki not almayı bile bırakıverdim. Sanki eski günler geride kalmış, bir hastalıktan kurtulmuş, yeni bir hayata başlamışım havasındaydım. Sonra bir gece Zehra’yla sevişirken bardaki kızdan bahsettim. Sebebini bilmiyorum. Ağzımdan çıkan kelimelere söz geçiremiyordum. Yaptığım şeyin saçmalığının farkındaydım ama çenem durmuyordu Hocam. Sonra sevişme mevişme kalmadı. Kavga dövüş. Toparlayamadım da. İşte o noktada ‘her şey eskiye döndü’ paranoyasına kapıldım yine. Onu yenmeye çalıştıkça daha derine çekti sanırım beni.”

Hımm, diye bir ses çıkardım. Yüzüm asık, başımı yeniden elimdeki deftere doğru eğdim.

Kategori: DÜZ YAZILAR

Yorumlar

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>