Skip to content →

FOSFORLU SAAT

Gece aniden uyandım karanlık odada. Kendiliğinden saate baktım. Yeni saatim fosforluymuş. O an farkettim. O an hatırlıyıverdim kendimin bile unuttuğu küçücük bir olayı. Altı yaşındaydım. Saati okumayı yeni öğrendiğim günlerdi. Karanlıktan da çok korkardım. Bu korkuyu en iyi babana sarılıp yatmak dindirir. Gece uyandım acaip sıkışmışım. Koridor karanlık, tuvalete gidemiyorum. Babamın soluğunu, pencereden vuran ay ışığını, yatağı ne kadar net hatırlıyorum çok şaşırdım. Yatakta ne yapacağımı bilemeden kıvranırken babamın kol saatini gördüm. Çok iyi hatırlıyorum 3:15’ti. Fosforlu saat denen cisim ateş böcekleri gibi ışıyordu. O gece çok kasıp sonunda babamı uyandırdığımı hatırlıyorum. Dün gece kalktım hiç işeyeceğim yokken tuvalete gittim. Ikındım, zorladım, birkaç damla gelir gibi olunca penisimi tutup hızlıca salladım. Azıcık bir şey döküldü. Fosforlu saatime bir daha baktım. 4:00. Kırkbeş dakika geçmiş dedim kendime, zaman hızla akıyor.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>