hediye paketi

kimsenin yüreğine tam uymuyor diye, hep bi’ değiştirme kartı tedirginliğinde sunuyoruz sevgimizi.

Metinler kategorisine gönderildi | 1 yorum

hayal gerçeğe değişilir mi?

Metinler kategorisine gönderildi | 1 yorum

yollar söyletir – 9

öyle bir şehir ki, üç ömür yaşasan başına hiçbir şey gelmeyebilir.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

özledim diyememenin binbir yolu 2

Yazacak bir şey çıkmıyor bu aralar. dönüp dönüp seni temize çekiyorum.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

mevsim sonu – I

1.
hiç utanmıyor muyuz öğrendiklerimizi öğretmeye?
yaşadıklarımızdan başka hiçbir şey bizim değil.

2.
azı çoğu olmaz yalnızlığın.

3. orient
biz gidende anlarsız,
gidende’nin yöresini
yurdunu

4.
- giyecek hiç kıyafetim kalmamış
- ben seni kıyafetsiz de seviyorum
- edepsiz!

5.
de ki ağlarken bile kısaltmalara gittim
uzun uzun yazmalara gelmiyor çünkü ölüm

6.
ıssız bir adaya düşsen umurunda olacağın üç şey?

7.
yazdığın herbir kelimeyi çatır çatır
savunabilmelisin
“cümle” mahkemede

8.
birini unutmaya çalışıyorsan
en çok da onu unutamazsın
(özne-yüklem uyumsuzluğu)

9.
sussam olur mu?

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

yüzey: on

yollara düştüysen eğer
sonuna dek yürünecek
kararsızlığı geçtikçe
korku, peşinden gelecek
kim tutar ki ellerinden
vakitsiz düştüğün zaman?
zaman buzdur ellerinde
eridikçe göreceksin.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

yüzey – 9

- ben önce bir şeyi isterim, gerçekten isteyip istemediğime daha sonra karar veririm.

- hiç gerçekten elde ettiğin oldu mu peki, istediğini?

- hiç.

asıl hikayenin kime ait olduğunu düşünürsün. kim kahramandır, kim misafir? bu her şeyden önemli hâle gelir senin için. ya düşündüğün gibi değilse? o zaman bunu değiştirmek için yapmayacağın şey yoktur. önce afili isimler ararsın bu çaresizliğine. asillere özgü bir çıkmaz yol, sıradan bir mutluluktan yeğdir her zaman. asıl hikâyeyi kendince asil hikâyeye dönüştürecek bir fikir ararsın. bulamadıkça sıkıntın büyür, bulduğun geçici çözümler de doldurmaz içindeki büyük boşluğu. üşüyüp durursun yalnızlığında. senin hata dediklerin, yaşamın ta kendisidir işte. uzun yollardan sonra anlarsın ki herkesin bir hikâyesi vardır, sonunda da tek bir hikâyede birleşir zaten hayat.

gerisi hikâyedir.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

yüzey – 8

- seni yolundan çeviren şeyin ne olduğunu sordum. bir an durakladın. sonra gülümseyerek ellerini uzattın bana. öyle anlamsızdı ki, şaşıramadım bile.

- bunları ona da anlattın mı?

- o biliyor zaten.

kendini zorlarsın. belki yanılıyor olma ihtimaline karşı tekrar gözden geçirirsin olanları. zamana yıllar sonrasından bakabilmeyi istersin, kuşbakışı. bir yere oturtamazsın çektiğin acıyı. birden çok çizgi olabilseydi keşke hayatta, birden çok seçeneği yaşama olanağı. o zaman pişmanlık diye bir şey olmazdı herhalde. hani, kendine bile söylemeye korktuğun o “pişmanlık” ihtimali. öylesine düzgün bir yaşamdır ki aklındaki, her beklenmedik yolda duvarlara çarparsın, soğuk bir şaka olduğunu anlarsın yaşamanın. durup düşünürsün en baştan. iş başa düşer, baştan yazmaya kalkarsın tarihini. sonra yine, akışına bırak, denir sana, akışına.

hiçbir şeyi akışına bırakamazsın.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

derin görüş

adam düşünüyor ve günden güne fikrinde ne kadar haklı olduğunu farkediyor.her olayda, her yeni durumda haklı olduğunu bir kez daha görüyor, farkediyor ki sağlam bir temele oturmuştur fikri, sürekli olarak doğrulanıyor.bu adama ne olmuş, başına ne gelmiş, neyin eksikliği bu, ki hayali bir koltuk değneğine ihtiyaç duyuyor?

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

çiğ tavuk

Karşılıklı oturmuş konuşuyorlardı.Yıllardır da tanıyorlardı birbirlerini.Birinin aklına makarnaya bu kadar para vermenin manası olup olmadığı takılıyordu, gerçi ne yiyecekti, diğeriyse salata yiyerek gerçekten zayıflayacağından şüphelenmeye başlamıştı.Konuştular bir vakit, vakit geçti bir vakit.Biri konuşurken diğeri elindeki bıçağı avcunun içine sıkıca aldı çaktırmadan.Sonra kafedeki onca insanın ortasında
elindeki bıçağı köküne kadar arkadaşının eline sapladı.Kırılan kemik sesi, tahta masaya vuran metal, çığlık, hayvan gibi bir bağırtı.Arkadaşını itmeye çalışırken saplanmış elini masadan kurtaramayıp masa sandalye tepetaklak yere yuvarlandı.Elinin içinde bıçağın kırıldığını farketti.
Düşüncesi hızlandı.Gerçekten hızlandı.Düşündü, gerçekten düşündü.Ne yapabilirdi?Ne oluyordu?Canı yandı, gerçekten acıdı.İşte şimdi acı içindeydi.Bütün bedeni acı ve öfkeyle yandı.Sonra müthiş bir ağrıyla ayağa kalktı, arkadaşına tüm içtenliğiyle teşekkür etti.Teşekkür ederken cebinden çıkardığı kalemi bütün gücüyle diğerinin kulağına soktu.Kırılan bir kalem ve bir çığlık işitildi.

Metinler kategorisine gönderildi | Yorum bırakın