İçeriğe geç →

LİLİUM – SLEEP İNSİDE

Bugün dünyamız çoktan öldü. Başka yerlerde başka insanlar başka bir dünya kurdular ve onların dünyası da belki çoktan ömrünü tüketip geçti. Artık sorularımıza cevap bile aranmıyor oralarda, cevaplarımız yetersiz, tanrılarımıza gülüyorlar, günahlar gurur kaynağına sevaplar utanca dönüşmüş, öfkemiz eskilerin tuhaflıkları gibi algılanır olmuş, bunlar şu anda oluyor, mucizeler sıradanlaşıyor, eziyet tırmanıyor, ümit alevleniyor ve biz çoktan geride kalmış bir dünyanın kalıntıları haline geldiğimizi tam da farketmeden yaşayıp gidiyoruz. Tam bir konuyu anlıyoruz ki konu artık o değil. İçi çürüyen ama dışardan bakınca hala ayakta duran kof bir ağaç düşün, işte hayatlarımız böyle. Belki bir günlüğüne, belki çok şanslı olan bir kaç kişi, ömrünün bir gününü zamanının bir insanı gibi yaşıyor. Kadınlar tam haklarını daha iyi savunuyor derken bakıyorsun kadın denen şey başka bir varlığa dönüşmüş, artık kadın yok erkek yok. Biri insan uzaya çıkamaz derken, diğeri uzay turizmi için bilet satıyor zaten. Biri akılla aydınlanmadan bahsederken, astrofizik evrenin akıl yasalarıyla işlemediğini duyuruyor. Üniversiteli işçi hakları derken, işçi işçilikten bıkmış zengin olma hayallerine dalmış zaten. İtalyanlar rahibe pornosuna bayılıyor. Sen cevap ararken soru hükmünü yitiriyor ve sen kendini çok ciddiye alıyorsan bunun farkına bile varmadan ölüp gidiyorsun. Bizim zamanımız çoktan geçti, en son altı yaşlarında çağdaştık, sonra içi kof yobazlarız işte. İnsanda gericilik ben diye birini icad etmesiyle başlar, kişilik kazandıkça derinleşir. Gericiliğin kökü, başı, sonu ben’dir. Dünyanın çeşitli vakitlerde, farklı açılarından çekilmiş fotoğraf albümleriyiz nihayetinde, ben dediğin şey sararmış tozlu bir hatıra.

Gel sen inadı bırak, gel sen davanı sat, gel sen bir dönek ol sonra o döndüğün yerden de cay, gel sen kendinle çelişkiye düş, gel sen yeminini boz, gel sen bağını kopar, gel sen korktuğunu yap, gel sen kınadığına dönüş. Ohh… Zaten hiç olmadık ki.

Ne zaman kendimi yerle bir etsem, an beni merhametle kucaklamıştır.

Kategori: DÜZ YAZILAR

Yorumlar

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>