İçeriğe geç →

DİP – 6

– Neden böyle bir karar aldığımı sorduğunda yalnızca gözlerine bakmıştım. “Sen bunu kendi başına anlayabilirsin bence” der gibi. Ve sen bunu kendi başına anlamıştın.

– Soruyu soran sendin, anlayan da…

– Ne fark eder ki?…

Önceleri, bir süre saklanmayı denedim. “Kaçmak” aklımdan bile geçmemişti aslında. En azından, bu konuda kafa yorduğumu hatırlamıyorum. Saklanmak, içinde bulunduğum durum göz önüne alındığında, eğlenceli sayılabilecek bir eylemdi. Zaten “kaçmak”tan en önemli farkı da buradaydı. Saklanmak, bulunma olasılığını içeren bir durumdu. Bulunma beklentisi, temelini oluşturuyordu. Beni buna yönelten nedenleri anlamakta pek zorlanmıyordum o sıralar. En başta, sanatsal, estetik bir tarafı vardı bunun. Ve bu durumu “alelade” kılan da buydu. Kendiliğinden gerçekleşen bir şey olduğu söylenemezdi. Bağlantılar açıkça görülebiliyordu hâlâ. “Kaçma”ya çok vardı daha, kopmaya…

Kategori: DÜZ YAZILAR

Tek Yorum

  1. yildirim

    insan hem gizemli görünmek hem de bilinmek ister. Demek ki insan kendine emeksiz ulaşılmasını istemez. E kaçanlara ne demeli? İşte onlar benliklerine, iradeleriyle karşı gelebilmiş belki de en cesaretlilerimizlerdir.

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>