İçeriğe geç →

Yazar: Levent Tamay

MEDİHA ŞEN

Bitmiş aşklar üzerine çok fazla şey yazılmamalı belki de… Uydurulmuş kısa masallardan ibaret küçük yaşamlarımız. En yaratıcı olduğumuz an, ereksiyon sonrası sevişme öncesi birkaç dakika. Kimi masallarda kötü adam yoktur. Bira, cıgara, tüm hakları saklı bir kırk beşliğe mediha şen…

Yorum Bırak

ÇAMAŞIR MAKİNESİ

Herkes bir sefer çamaşır yıkamalı hayatında. Elde şöyle, bir milyona alınmış çiğdem deterjanıyla, çitileyerek. Özellikle de şu, “ben doğada yaşayacam, dağda ev yapacam, kendim yetiştirip yiyecem” hayalleri kuranlar. Benim gibiler yani… Bir kere çamaşır yıkamalı, elde şöyle. On tane atlet,…

Yorum Bırak

PROMETE

Şimdi aklıma gelen tek mitolojik hikaye, Promete’nin ateşi verişi insana… Karnım acıktı, ocağı yakacak çakmak yok. Neden işlevsel değil bizim tanrılar? Alfa nerde, elif nerde…

Yorum Bırak

ELDİVEN

Yatağıma sinen koku. Ben onu iki gün için istemedim ki yaşamdan. Kız kulesi satılık değildi daha… O gün bu gündür biriktiririm çekmecemde… Üç günde kaybolur diyorlar terinin tadı odamdan. Ben yaşamak için istedim. Bahar havası esiyor yorganımın altında… Sabahın altı…

Yorum Bırak

ANKARA

Kar yağmalı yeniden. Bu şehrin griliği giderek koyulaşıyor. Kale duvarı gibi yükseliyor üst geçitler. Şehri otoyol ağı olarak algılayan tavrın yaya tanımaz kent mimarisi. Bu şehirde yürümek ne zaman zevk olur bilmiyorum. Ama yollar benimdi daha arabalar yokken.

Yorum Bırak

BEREKET

Elimi tutarsan yedi sene kuraklık olmazmış tenimde.

Yorum Bırak

AKYOL BAKKALİYESİ

Karmaşık bir pazar günü. Damdan düşer gibi karşılaştığım, çocukluğumun Şerif Bakkal’ının oğlu… Öğretim üyesi olmuş. Tesadüflerin yüceliğine yeniden şapka çıkardım. Eski mahalleyi sordu. Eser kalmadı dedim. Bizim bakkalı da mı yıktılar dedi. Babası öleli oluyor bir yedi sekiz yıl. Çocukluğumun…

Yorum Bırak

DOĞUM GÜNÜM

Bugün doğmuşum… Sabah vakti. Saat on muymuş neymiş. Annem takvim yaprağını koparıp saklamış. Hala durur bir yerlerde. Gün bitiyor. Doğum gününü yalnızca terkettiğin aşklar hatırlıyor. Doğum günlerini asla önemsemediğin eski aşklar.

Yorum Bırak

SINAVLAR

Kolonya yağlı bir tat bıraktı ellerimde. Kokusunun uykumu dağıtmasını beklerken kahveyle birlikte, başıma şiddetlice bir ağrı soktu. Aldığım yeni botları ilk başkasının giymiş olmasının yarattığı buruk çocuk atmosferi dağılmış değil içimde bir yerlerde. Salam yiyerek geçirdiğim günlerin sayısı hızla artıyor.…

Yorum Bırak

WALKMAN

Büyük kentlerin ortasında, gürültüden kaçmanın yolunun wolkman dinlemek olmadığını anlamak belki acı bir deneyimdi. Cep telefonu cızırtılarının yok ettiği, dinlemekten mutlu olacağımı sandığım kaçış şarkıları. Koskoca kentlerin koskoca meydanlarında, olan bitenden kaçmaya çalışırken var olma isteğinden vazgeçememe… Yokolmayı göze almak…

Yorum Bırak

BİLEĞİNE VURULDUĞUMUN ANKARA’SI

Bildik bir mekan. Gözgöze geldiğim, büyümüş olmaktan gururlu, kırmızı montlu yalnız kız. Yakışıklı ve serin ve zengin erkek peşinde bir ihtimal. Gözlerini kısıp altına ürkek çocuk gülümseyişini yerleştirdiği yüzü ve dümdüz tuttuğu parmaklarının arasına kıstırdığı vinstın layt sigarasıyla piyasaya sunduğu…

Yorum Bırak

NİNJA KAMLUMBAĞALAR

Kahve yanı delikanlı lokantası garsonunun ninja kaplumbağaları isim isim saymasının gün içinde küçülerek kaybolduğu yaşamın kimbilir kaçıncı ayı… Yanıbaşımızda süren kışın, yüzünü göstermemek için taktığı güneşten maske… Aydınlattığımı sandığım kuytu dengesizliklerim, çekingenliklerim, alnımdaki tuhaf ağrı hepsi benim suçum. Biliyorum. Traş…

Yorum Bırak