Skip to content →

YORGUNLUK

uzun zaman oldu… uzun zaman… benliğimizi, “bir”liğimizi kuşatalı çok… uzaktan düşünmelerle, gülmelerle, için için, saklı, kör, yalancı, yabancı, sessiz, yalnız, kuşkulu… kuşkulu… kuşkulu… halimiz bize düşeli, çok…

bize çok…

bir yerlerde dinlenmeliyiz… bir yerlerde, sessiz, ama gerçekten sessiz, gözlerimizin de, dilimizin, ellerimizin, kalbimizin, sesimizin de duyamayacağı kadar sessiz, hattâ kimsesiz, hattâ ağaçsız, kuşsuz hattâ, denizsiz, balıksız, güneşsiz, topraksız, rüzgârsız, güçsüz, havasız bir yerlerde, dinlenmek, ölesiye dinlenmek, yani, gerçekten, dinlenmek istemeliyiz, dinlenmeliyiz… bir…

yerlerde…

bize de öğütlemişlerdi yabancılara açmamayı kapılarımızı… biz, gitmeler üzerine düşler biriktirdiğimizden hep, “kim o?” demeyi anlamsızlığa yoran cinayet sebepleriyiz…

gitmeler… gitmek…

hastalıkların yıldönümü kutlanmaz mesela… yanan evlerin, duran saatlerin, sislerin…

uzun zaman oldu… uzun zaman… çok…

acemiliğimiz… sessiz… serinsiz…

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>