Skip to content →

NE ZAMAN BÖYLE İÇİP KUSSAM

Ne zaman böyle içip kussam,o gün geliyor aklıma. Doğum günümdü. Dört şişe doluca içip, sokaklarda kusa kusa evin yolunu tutmuştum. Bir de baktım okuduğum ilkokulun yanından geçiyorum. İki elimle parmaklıkları kavrayıp bahçeye baktım. Burada oynamıştım ben. Nasıl halsiz olduğumu o an farkettim. Ev yakındı ama bende yürüyecek hal kalmamıştı. Kaldırıma oturuverdim. Soğuk bir geceydi. Betonun soğuğu çivi gibi batıyordu götüme. Bir sigara yaktım. Gökyüzüne baktım. Samanyolunu görebilmek için neler vermezdim o an. Orda öyle otururken sağımda bir fare olduğunu farkettim. Hayvan kıvranıyordu. Kasılıp gevşiyor kasılıp gevşiyor. Sürünerek yanına yaklaştım. Ağzı köpükler içindeydi. Zehirlenmişti belli ki. Ağlamaya başladım. Birazdan ölecekti ve ben bu dünyadan nefret ediyordum. On sekizine henüz girmiştim.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>