İçeriğe geç →

NE FARK EDER…

beyazlar içinde bir kadın. uzun eteği uçuşur. uzun saçları dalgalanır. gidip koklasam. biraz önce duş almış. elinde seramik bir fincan. fincanda metal kaşık. sıcak bir buğu yükseliyor. sokakta gülümseyerek yürüyor kadın. çok güzel bir kadın. serinlik duygusu gibi. dünyaya aldırmıyor. bir ilkokul öğretmeni. babası binbaşı. kimse asılmaya cesaret edemiyor. oysa seramik fincan o kadar davetkar ki. gözlerinde delilere özgü bir buğu. yudumluyor fincanı. ayvalığın tostu güzel değil yalnız. öğle vakti tost ayran. deniz. güzel avrupa halkları. çirkin kısa asyalılar. bir gürültü, bir karmaşa.

yaşlı bir falcı kadın geliyor. kızıl bir şal üstünde. zorla elimi açtırıyor. hadi aşklarıma bak. böyle bir el görmemiş. yazgını bozacaksın diyor. yazgın yok senin. avucunu açıp kendi el çizgilerini gösteriyor. bak bu çizgi herkeste vardır. senin avucunda yok. ilk defa görüyorum. parasını verip başımdan savıyorum. el falına beş dakika fazla bile. biraya saatler adanabilir. bu saatte bir almanlar bi de anadolu lisesi mezunları içer. sabah kahvaltısında hıyarla da iyi gider bira.

ağaçlarda yaşayan maymunlardık. en zeki olanlar bitkiye evrimleşti. hıyar maydanoz falan oldular. mesai saati bitimi, cuma günü ilçe meydanında istiklal marşı eşliğinde bayrak indiriliyor. allah allah, ne manyak insanlar bunlar. şortları, sandaletleriyle öyle hazırola duruyorlar.

her günün bir akşamı vardır malum. disko. sap olmak, terli bedenler, yanıp sönen ışıklar, kesişmek, gözlerini kapayıp öpüşenler. abaza erkekler çok eğleniyormuş gibi görünüyor. müzikle kendilerinden geçmişler. yanında kız olanlar hiç de kendini paralamıyor dans pistinde. yanında kız olunca müzik olduğundan fazlası değil. saplar kur yapıyor. ne kadar eğlenceli olduğunu ispatlama çabası. çok çaresiz. bardan kız kaldırılmaz öyle kolay kolay. git bakkalın kızına asıl. sonuç alırsın en azından.

içip işiyorum. ulan alkol satan yerde tuvalet paralı olur mu? gavurlardan alıyosun o parayı bu adilik türklere de yapılır mı? senin kendi insanın. iki adam bakıp duruyor. it kopuk mu? ibne mi? huzursuzlanıyorum. yerimi değiştiriyorum. biraz sonra yeniden yanımdalar. olacak gibi değil. kara kara iki erkek. dışarı çıkıyorum. taze hava. gece ne güzel. bir sigara. bir tütün tarlasını yakıp intihar etmek. gecede yükselen kızıl alevler. ciğerlerinde duman. egede bir gece. işte böyle intihar eder adam olan. kederli ve keyifle.

diskodaki iki erkek yanıma yaklaşıyor. sıçtık diyorum içimden. bu karanlık sokakta siker bunlar beni. muhabbet sikmekten açılıyor zaten. kadın ister misin? allahım ne kadar rahatlıyorum. cebimdeki bütün para bu. alıp sayıyorlar. hadi gidelim. bir arabaya biniyoruz. ben salak mıyım? dövse öldürseler kimin haberi olur?s arımsaklı plajına doğru gidiyoruz. karanlık bir yerde duruyoruz sonra. sağımızda solumuzda yerleşim yerlerinin uzak ışıkları. keçe veya kıldan bir çadırın içine giriyorum. girişteki örtü kapanıyor üstüme. karanlık. zifiri karanlık. çok sıcak. havasız bir çadır. ter kokuyor. çok içmişim. kusmak üzreyim. kendimi dışarı atsam mı? bir el tutup kendine çekiyor beni. yumuşak. kadın eli. dilini ağzıma sokuyor. gözlerim açık. kimle yattığımı seçemiyorum. hiç konuşmuyoruz. sünen ıslak öpüşme sesleri. ben içince erekte olamam ki. kadın diz çöküp memelerinin arasına alıyor penisimi. evet içince de erekte olabiliyorum. domalıyor sonra. uzun bir eteği var. belinin üstüne çekiyorum.

çadırın önünde sahilde yatar halde kendime geliyorum. kahkaha sesleri. çevremdeki gölgeleri seçmeye çalışıyorum. o iki adam var. ortalarında bir kadın. ikisiyle de oynaşıyor. kelimenin tam anlamıyla oynaşıyor. çadırın önünde bir kadın gölgesi daha. yattığım yerden doğruluyorum. beni farkediyorlar. bir kadın geliyor. bu binbaşının kızından başkası değil. çenemi okşuyor. ne tatlı bir yüzün varmış. varmış? seninle mi yattım ben? çadıra dönüyorum. yaşlı bir kadın. ikisinde de uzun etek.hangisi? yaşlı kadın hiç konuşmuyor. bu beni daha çok şüplendiriyor. aniden, nerden estiyse bir türkü tutturuyor kadın. çatlak çok hüzünlü bir ses. sarsılıyorum. duyduğum en güzel ses bu. arkama dönüyorum. bütün dişleri altın kaplama. kelimeleri uzata sündüre türküyü söylerken gecede dişleri parlıyor. sesi damarımda akıyor. genç kadın gelip sarılıyor boynuma. türküyü mırıldanıyor. kocaman çoban köpekleri dolanıyor çevremizde. kadınla birlikte uluyorlar. boynuma sarılan öğretmenin güzel yüzüne bakıyorum. ve artık hangisiyle yattığım zerre kadar ilgilendirmiyor beni. ne farkeder ki?

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>