İçeriğe geç →

İZMARİT GÜNLÜĞÜ – 2

Gece karanlık bir sokakta yalnız başına yürüdüğünü düşün. Arkandan gelen ayak seslerinin seni takip etmemesi için tanrıya dua ediyorsun. Kimse yok etrafta ve ses yaklaşmakta. Derin soluklarla sana doğru geliyor. Başını çevirip bakınca sessizliğini bozup kükrüyor, karşında 150 kilo ağırlığında bir aslan. Nefesinde ceset kokusu. Kulaklarını kısmış, gözleri çekik. Etrafında dönüyor şimdi ve sen soluğunun buharlaştığı bu soğuk gecede gözlerinin içine bakıyorsun onun. O senin arzundur.

Uzun paltondan sıyırdığın kamçıyı kaldırımda şaklatıyorsun. Hayvan dişlerini iyice gösteriyor. Arzun senden ayrılıyor, önceden sen o istektin, şimdi sana ait bile değil. Aslan kükredikçe kamçıyı daha sert vuruyorsun yere. Çok geçmeden sinip kalıyor köşeye. Nefs terbiyesi. Nefsine bakıyorsun. Kamçını çekip, o yalnız gecede ucu çıtırdayarak bir sigara yaktığını hayal ediyorsun, boğazını yakarak içine hücum eden yangını. Bir an umutlanıyor aslan, kafasını doğrultuyor. Gülerek bakıyorsun suratına, kamçıyı havada sallayarak. Efendinin kim olduğunu anlıyor. İşte böyle, İndiana jones vari bir anlatıma bile çevrilebiliyor sigarayı bırakmak. Bu kadar kolay yani.

Şimdi gelelim eski dostlara:

1- Burada hangisini anmalı önce karar veremedim ancak yaşam boyu başarı ödülüyle birlikte, her zaman iyi kalmayı başardığı için asıl kaleyi, uzun kırmızı marlboro’yu koydum. Sen hep iyi kalmayı başardın.

2- Elbette develi, işeyen adamlı eski camel. İlk satın aldığım sigara. İçtiğim en güzel sigara. En erkek imajlı sigarA. Güçlü koku, odunsu ve nemli, tok duman. hiç bitmesin istersin.

Camel’ın bi de turuncu paketle medium’u çıktı bir zamanlar. O da harcandı, değeri bilinmedi.

Sonunda yozlaştı gitti. Japon oldu.

3- Camel kaza yapınca tekel 2000, kısası da uzunu da ayrı güzeldi. Efsaneydi, meşhur türk tütününden yapılırdı. Sonra özelleştirilme sürecinde o da harcandı.

4- Camel ve Tekel 2000’in kaza yapması sonrası bir süre meydan boş kaldı. Her zaman dik ve güçlü duran uzun malbuş hakimiyetini korudu. Bizi yetim bırakmadı.

5- Sonra kısa bir süre için uzun Lark sigarasına yetişebildim ben. Hakikaten iyiydi. İzmariti de kömürlü falan bi şeydi. İzmariti her neyse, aranılan tok duman, o ciğere oturan acı sağlanıyordu. Kısa süre sonra onu da kaybettik kardeşler.

Her ne oluyorsa oluyordu ve benim ciğerime oturup kalan o şeyi içeren bütün sigara markaları alınıp satılıyor ve sigara o vasfını yitiriyordu. Sanki tek tek bulup ayıkladılar. Bakkallarda satılan o kalitede sigara yok şimdi Türkiye’de. Belki başka ülkelerde vardır. Efsane denecek sigaralar azaldı değil mi?

6- Samsun 216, işte gerçek bir efsane. Hala hayatta. Hiç bir zaman ana sigaram olmadı. Ancak saygıda kusur etmemek gerek.

7- Winston yarı yolda bırakmaz. Vefasız olan içicisidir. Parayı bulan winston içmeyi bırakır. Zengin seçenekleri de var. Light, süper light, süper süper en bi light…

8- Bi de zor gün dostları vardır. En ucuzlar. Şimdi lark da bu sınıfta. Paran çıkışmadığı için içersin.

işte böyle kısıtlı bir tüketiciydim, aralıksız içerdim ama… Zaten ne içtiğin önemli değil. Onu keyifle mi içtiğin, efkardan haz alarak hüzünle mi içtiğin (mesela ben), içerken seksi görünüp görünmediğin, o sırada aslında barış çubuğunu mu, annenin memesini mi yoksa babanın penisini mi ağzına aldığındır aslolan. Hatçem sakın beni unutma .

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>