İçeriğe geç →

HIZLANDIRILMIŞ TREN YAKUP KADRİ

İstanbul’dan saat 18 sularında Ankara istikametinde kalkan Yakup Kadri Karaosmanoğlu hızlandırılmış treni Sakarya yakınında raydan çıktı. Ölü ve yaralı sayısının yüksek olmasından korkuluyor

Bu son dakika haberiyle irkildik. Spikerin heyecanlı sesinden büyük bir kaza olduğunu anlayabiliyorduk başta. Sonra telefon konuşmaları, bağırışlar, çığlıklar, basın açıklamaları, kriz masası telefonları geldi. Kazanın üzerinden birkaç saat geçmemişti ki TCDD o bölgede hızlandırılmış trenlerin hızlanmadığını açıkladı. Sonra sabotaj iddiaları geldi. Sonra istifalar sorusuna başbakan haddinizi bilin gibi bir cevap verdi. 50 yıldır kazalar oluyordu. Dünya kurulduğundan beri cinayet de işlenirdi fakat, neyse asilenmeyin yaptı Tayyip. Olay mahalline helikopteriyle nasıl da süperman edasıyla ulaşıvermişti oysa. Mazlumun kurtarıcısı, gariban kahraman alışık değildi sorgulanmaya, eleştirilmeye. Tüm karizmasıyla ordaydı işte, daha ne?

Kadere boyun eğin. Bu açıklamayı biri yapacak. Bir bakan veya genel müdür. Medya bu adama yüklendiğinde AKP sessiz izleyecek. Böylece alttan halka mesaj verilecek: Eceldir bu, siz bakmayın bu azmış allahsızlara. Bir yandan biz adamımızı satmayız, zor gününde öyle istifa falan ettirmeyiz tavrı. Birkaç kişi istifa ederse bunları başka görevlerde göreceğiz, yok bir şirketin genel kurul üyeliğinde, parti içinde bir mevkide. Bu da olacak göreceksiniz. Bu adamları makam koltuğunda gördükçe Türk halkı el etek öpme saltanatını daha iyi kavrayacak, daha büyük bir şevkle adamları olmaya bakacak. Her şeyi başlatan bu kıç yalamacılık değil mi? Sosyal hakları kısıtlayıp ramazan çadırlarıyla memleketi baştan başa donatanlar, onlara minnet duymamız için her fırsatı kullananlar yüzünden değil mi?

Her şey o kadar berrak ki. TCDD genel müdürlüğüne getirilen badem bıyık Süper Tayyip’e aynen şunu söyledi: Bana beş kuruş ek ödeme yapmayın, ben öyle çalışkan öyle dürüstüm ki, mevcut alt yapıyla bu trenleri uçururum. Bu mesajı AKP’ye verdi ve gelecekte bir bakanlık koltuğunu düşlemeye oturdu. Hatta icraatları ses getirirse belki bir gün süper Tayyip’in koltuğu?

Bu kadar varsayım abartılı mı? Sonunda yanılır mıyım? Başbakanımız ne demişti? “Bunlar elli yıldır oluyor”. İsterseniz bugün toprağın altına girmeye başlayacak ölülere sorun. Hastanede acı içinde kıvrananlara. Gece 11 sularında Ankara’ya inseler ne yapacaklardı acaba? Ayrılmışlar mıydı, kavuşacak mı, bavulları taksiye mi yükleyeceklerdi? Belki paraları çıkışmayacaktı otobüse binerlerdi. Neyse önemi kalmadı hiç birinin. En son kim ne vakit bizi insan yerine koydu ki?

Başımız sağolsun.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>