İçeriğe geç →

Ay: Şubat 2008

Keşke

Keşke bilseydik neden kötü şairlerden böyle nefret ettiğimizi. Bütün keşkeler sahtekarlıktır. Dahası, “keşke” yalandır. O zaman cümleyi yeniden kuralım mı? Bilseydik neden kötü şairlerden böyle nefret ettiğimizi… Evet devamını getirmeli bu cümlenin.

2 Yorum

Ansızın

Öyle bir vakte geldim, gönlüm tatlı bir sızıdadır. Ağzımdan dökülen her kelime şekere dönecek ve birazdan başıma çok güzel bir şey gelecekmiş hissi. Her şey nasıl da yerini bulur…

Yorum Bırak

PAN’IN LABİRENTİ

Bir sinemanın önünde dururmuşum. “Pan’ın Labirenti” oynuyormuş. Koca İstanbul’da sevgilinle geçecek başka yer, başka zaman bulamamışsın; önümden geçip gitmişsin. Midem sancıyarak oturmuşum sinema koltuğuna ve film oynamış. Labirente düşmüşüm. Meğerse çocuğun gördüğü hep hayalmiş, gerçeğe dayanamıyormuş. Öyleyse hayal kurmak ve inanmak tehlikeliymiş. İşte gerçek apaçık önümdeymiş; yürüyüp gitmişsin. Gözlerim dolu dolu olmuş; o kız çocuğunu ne de güzel anlamışım. Sonra? Sonra birlikte film izlemeye başlamışız. Sonrasını biliyorsun. Hayal kurmak o kadar kötü değilmiş.

Tek Yorum