Fısıltı

Islaktı, paslıydı geceler. Kıvrılır uyurdun yanıbaşımda. Okşardım saçlarını. Koklardım ellerini. Uzanır fısıldardım kulağına “ben hiçbir şeye inanmıyorum”. Küçülürdü bedenin, ufacık kalırdın. Alırdım avuçlarımın arasına bakardım yüzüne.

Hüzün ne zaman dahil oldu uykuna? Ana rahminden beri böyle mi uyuyorsun sen? Böyle küçük, yalnız, kıvrılmış. Koyar seni paltomun cebine, boş belediye otobüslerinde şehri gezdirirdim. Düşürmekten, incitmekten korkarak kaçamak bakışlar atardım sana. Uyurken yüzü güzelleşen insanlardandın. Çığlıklar duyar, cehennem zebanilerini izlerdim camdan. Camda kendi yüzümün yansımasına bakardım. Yalnız insanlar sokağından geçer, ölüm vadisinin önünde bırakırdı otobüs. Bakakalırdım çaresizliğime, milyonlarca anlamsız hayat. Fısıldardım kulağına “ben hiçbir şeye inanmıyorum”. Uykunda bile devam etmeye utanır söyleyemezdim. “Ben hiçbir şeye inanmıyorum” senden başka.

Bu yazı Metinler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>