İçeriğe geç →

Ay: Nisan 2008

İSMİNİ UNUTAN ADAM

Önceden biliyordum aslında, şimdi unuttum. Kırık dökük parçalar var aklımda, hatırlamaya çalıştığım. Nüfus cüzdanımda bir isim var ama belki benimdir belki değil. Hiçbir şey çağrıştırmıyor bana, yabancı. Sonra ismimin bir kağıt üstüne neden basılı olduğunu bilmiyorum. Ben miyim, benim ismim mi belli değil, hatırlıyamıyorum. Aniden hah diyorum, şuna benziyordu. Bana seslendiklerini sanıp çeviriyorum başımı. Bir an için tereddüt edince çoktan çekip gitmiş oluyor seslenen. Belki bana seslenmedi bile. Soramıyorum çok geç kaldığımdan. Yanlış isimlere efendim diyorum, garip garip bakıyorlar. Ah çekiyorum içimden, siz bir bilseydiniz benim ismimi. Yazık ki ben de hatırlamaktan acizim. Nasıl anlatsam size? İnsan hayıflanıyor ister istemez.…

Tek Yorum

AKIP GİDİYOR YEŞİL, SUDUR YEŞİL

Akıp gidiyor yeşil, sudur yeşil Mavi kocaman bir akılsa diyorum, serilmiş gölgelere, izliyoruz işte o aklı. Bulutlar geçip gidiyor. Her şeyin bir aklı var da kendine dair olanı az bulunuyor. Sen neredesin? Bendesin. Ben de sende olsam işte o zaman her şey aynalar gibi akıp gidiyor. Kendine hayran ve yabancı bir su.

Tek Yorum

Emirdağlılar

Emirdağlılar… Bir yanları ürkmüş bir hayvan gibi ölümden korksa da, bir yanları eve dönmeyi bekler gibi hep ölmek ister.

Yorum Bırak