İçeriğe geç →

YÜZEY – SON: RÜYA

// Bu yazı 23 parçadan oluşan Yüzey tefrikasının 23. parçasıdır //    

balkon ya da teras gibi bir yerden aşağıdaki kalabalığa bakıyorum. gözlerim telaşla “sen”i arıyor. herkesi, her yeri dikkatle inceliyorum. saatler, belki günler geçiyor. hiç beklenmedik bir anda merdivenlerden çıkarak yanıma geliyorsun ağır ağır. bir süre ses çıkarmadan ne yaptığımı anlamaya çalışıyorsun. sonra koluma dokunup varlığını, yanımdalığını işaret ediyorsun. başımı çevirip birkaç saniye (belki de birkaç gün) boyunca bakıyorum. hiçbir şey söylemeden, tekrar kalabalığa doğru çeviriyorum başımı. sıkıntı ve telaş içinde seni arıyorum.

görebilsem yanına geleceğim.

an gelir ki kaybolursun
yol bile gizler kendini
yere düşmüş bir ateşsin
söneceğin dünden belli
rüzgârlara heveslisin
değil mi sonu karanlık?
öyle uzun, öyle yorgun
yürüdükçe göreceksin

yollara düştüysen eğer
sonuna dek yürünecek
kararsızlığı geçtikçe
korku, peşinden gelecek
kim tutar ki ellerinden
vakitsiz düştüğün zaman?
zaman buzdur ellerinde
eridikçe göreceksin.

bir kuru dal yalnızlığın
yeşerir olmadık anda
örseler tüketir seni
bir an elin tutulmasa
sende başlar sende biter
söylenmemiş miydi sana?
acılaşır meyveleri
çürüdükçe göreceksin

sen git dersin gitmek kalsın
kalsın diye inadına
sonsuz sözlerin tükenir,
sonun yaklaşır yanına
sanatsız, yorgun gözleri
yitip gider gözlerinden
nerede bulsan kaybolur
aradıkça göreceksin

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>