Skip to content →

YOKSULLARA YARDIM EDİN DEMEK YOKSULLUĞU YOK ETMEYİN DEMEK ASLINDA

İslam rönesansı diye bir saçmalık icad edildi. Duymayan duysun. Televizyonlarda her gün bir yığın ilahiyatçı çıkıp artık islamın Kuran’a göre yorumlanacağını söylüyor. Dinimizi anadilimizde okuyup anlayınca taassubu yenecekmişiz. Araplar bu dini 1400 yıldır kendi ana dillerinden duyuyorlar. Namaz kılarken, vaaz dinlerken ne dendiğini anlamamaları mümkün değil. Geldikleri nokta ortada.

Bütün bir ramazan, Yaşar Nuri tayfası ekranları işgal etti. Farkettiniz mi basın bu adamları çok seviyor. “Aydın” din adamlarını. Efendim şöyle yapınca oruç bozulmazmış, cuma namazı şu kadar rekatmış, peygamber o kadar kadınla birlikte olmamış, islam kadına haklarını geri vermis falan. Ey müslüman! Nimet bu kadar kutsalsa, soluk aldığın hava, içtiğin su bu kadar önemliyse, neden siyanürle altın aranması rahatsız etmez seni? Neden nükleer santrali aydınlarınla, bir yığın partinle, bütün cemaat destekliyorsun? Neden yüce Yaşar Nuri’n tek laf etmez? İnsan başka bir dünya üstüne aydınlanamaz görmüyor musun? Cenaze namazına kadınlar katılsa ne olur çocukları yaprak dökümü gibi ölürken. Bütün ülke ceset kokarken, neden insanlarının ölümü tartışılmıyor prime time’da. Çocuğu ölmüş anne cenazeye katılsa ne olur katılmasa ne…

Türkiye’nin köylü dolu varoşlarına refah-fethullah tavrı nasıl pompalandıysa, durumu daha iyi orta sınıfa da Yaşar Nuri’ler pompalanacak anlaşılan. Ve bunların gülünç rönesansının ulaşmak istediği yer cumhuriyetçi amerikan ailesi aslında. Yani ne dinden vazgeçmenin acısı yaşanacak, ne amerikan fimlerindeki gibi yaşayamamanın. Oysa yoksulluk var oldukça mesihler hep gelecek. Hiç genç ve güzel bir kızı öpmemiş, hiç güzel bir tatile çıkmamış, hep sindirilmiş, öz güveni alınmış, Atatürk’ünden Erbakan’larına kadar kurtarıcı liderlere inanmaya alıştırılmış kalabalık, sevgiyi de adaleti de gökyüzünden inecek diye bekliyor işte. Yoksullara yardım edin demek yoksulluğu yok etmeyin demek aslında… Hadi hayırlısı…

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>