İçeriğe geç →

BİLEĞİNE VURULDUĞUMUN ANKARA’SI

Bildik bir mekan. Gözgöze geldiğim, büyümüş olmaktan gururlu, kırmızı montlu yalnız kız. Yakışıklı ve serin ve zengin erkek peşinde bir ihtimal. Gözlerini kısıp altına ürkek çocuk gülümseyişini yerleştirdiği yüzü ve dümdüz tuttuğu parmaklarının arasına kıstırdığı vinstın layt sigarasıyla piyasaya sunduğu güzel vücudu. Aklımdan altı saatlik uykumda bile atamadığım arnavut kaldırımı klişesinde ufak hızlı adımları… Olmadık dumanlı sarhoşlukların açtığı pencereden süzülen şehir tanrıçaları. Eve giden kükürtlü yoldaki express çorba arayışı üzerine edilmiş en güzel bakkal lafı: “ondan kalmadı, kara tren var”. Kısa, eglenceli yirmi dört saatti. Puslu, karmaşık, karanlık kadınsın, bileğine vurulduğumun ankarası… Öyle tutma bir daha sigarayı. Çabuk bitiyor günlerim.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>