İçeriğe geç →

UZAKLAMA

Tabii… Yenik çocuk hırsıdır yeniden canlandıran, koşturan yeniden, yamaçlar arasında. Tabii! Elini bırakacak korkusu bir yandan da, o ilkokul sabahındaki gibi, annene bir öteden hasretle bakar gibi. Tabii… Nedenini bilmezsin bunca ayrılığın, ki bunca uzakken zaten bunca tanımsız, ödünç aldığın nice sesten bir nefeslik kalmışken, tabii, nerden bileceksin sonu nerdedir? Nerede başlamıştır, tabii, nerede cidden?

Neyi özlesen, o kadar uzak işte! Neye uzaksan artık yakınmak olur tabii. Anlamazsın, uykudan yeni uyanmış gibi bakarsın, çiçek gibi bakarsın o adını bilmediğin. Bir ses nasıl bakarsa, öyle bakarsın tabii… Tabii ki bütün bunlar eserindir, senin bitmek bilmeyen o öykülerin. Her nereye dokunsan, oradan kanar tabii.

Gel etme, gidebildiğin kadar git işte! Arkana bir rüzgar mı alırsın, yanına bir ağaç kovuğu, bir ülkenin toprak bütünlüğü, ne bileyim bakkaldan abur cubur bir şey, tabii, bir kutu bonibon işte, bir hicaz şarkı! Sonunu görmeye bile korktuğun rüyaları… Bir adım bu kadar mı uzakta olur tanrım! Bir adam bu kadar mı tanrısına yabancı!

Yine aynı şarkılar söylenir durur tabii.

Published in DÜZ YAZILAR

Tek Yorum

  1. Tabii, tüm başlangıçlar bir sona tabi.

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>