İçeriğe geç →

KIRMIZI UÇURTMA

Üç arkadaş bir uçurtma yaptık, yıllar önceydi. Kırmızı bir uçurtma. Daha ilk denemede havalandı uçutmamız. Anlamalıydım. Bir akvaryum balığı gibi kıvrandı gökyüzünde. Nazlıydı. Bir rüzgar esti, yükseldi epeyce. Bir rüzgar daha çıktı, daha da yükseldi, anlamalıydım. Gevşetilen ipi ben tuttum sonunda. Rüzgar esti, ipi gevşettim. Rüzgar esti, uçurtma çıldırmış gibi hareket etti, sıçradı. Gökyüzünden metrelerce uzunluğunda bir ip düştü yere. Uçurtma başka mahallelere doğru yol aldı. Bir süre izledik. Düşmedi. Vaz geçtik en sonunda. Yitip gitti. İp kopmamıştı, çözülüp düşmüştü. Nasıl olduğunu hiç bilmedim. Gittiği yeri hep merak ettim uçurtmanın. Mutlaka güzel bir yer olmalıydı. Beni de yanında götürmediğine içerlemiştim o vakit.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>