İçeriğe geç →

BAHAR GERÇEK BİR DEVRİMDİR

Toprağa yakın durmak gerek. Herkes biliyor galiba bunu. İçten içe seziyor yahut. Karıncalar, ekin, serin sabahta toprak kokusu, hayvanların… Kendi inşa ettiğin evde yaşamak.

Soğuk, kıtlık, kuraklık, fareler, kurtlar… Evet bunlar da var. Ne hüzünlü insanın öyküsü, tarla için birbirini vuran kardeşlerin acısı. Yine de yalansızdır toprak, “mış” gibi yapmaz.

Ve o bahçenin toprağını ışıkla işleyip zeytine, şeftaliye, limona çeviren mercimek iriliğinde tohumlar. Yan yana ekilip aynı toprağa, iki karbon atomunu farklı açıyla bağlayan, çınar ve incir ağacına farklılaşan o garip, toparlak kabuklular. Yazılım bilgisi ve tohum.

Ve ne yaparsak yapalım özleriz toprağı, o köy denen hayatı. Ne yaparsak yapalım en çok iki günde dayanamayacak kadar sıkılırız, atarız kendimizi şehre. Oysa uygarlık uzaktır insana. Yaklaştıran her ne varsa, devrim denir.

İnsan diyorum, ağaca benzemeli ve yalana yalan diyerek başlamalı işe, doğruya doğru. Önce bir vakit susmalı. Anlamak gerek. Önce cahiller konuşur, sen sessiz kalırsın; dünyanın kuralı. Vakti gelince polenleri durdurmaya kimin gücü yetebilir? O başa çıkılamaz bahar gerçek bir devrimdir.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>