Skip to content →

Payanda / 8

Bölüm IV

Sabah ezanını duyduğumu hatırlasam da eve ne zaman nasıl geldiğim konusunda hiçbir fikrim yoktu. Eve gelişimi de ne zaman yattığımı da hatırlamıyordum. Hatta sabah geldiğimde kahve yaptığımı, uyanıp mutfağın halini görünce anladım.

Uyandığımda, aslında önceki günle ilgili hiçbir şey hatırlamıyordum. Perdeleri, sonra pencereleri, balkon kapılarını bir bir açtım. Sigara kokusundan kaçıp balkona attım kendimi. Zeynep aklıma gelince kalkıp bir çay koydum. Aklıma gelen her ayrıntıda evdeki yerimi değiştirip yeni bir iş buldum kendime. Böyle birkaç saat geçirdim. En son camları siliyordum. Bir kova su, içine biraz camsil… Ona gelene kadar da banyo temizlenmiş, ev toplanmış, Zeynep’in kalan ufak tefek eşyaları kaldırılmış, yerler süpürülmüş, çayın suyu bitmiş, açlıktan başım ağrımış.

Uzanmış salondaki camın ortasını silerken Serdar abinin sesiyle irkildim. “Atlama lan atlama tamam bulacam sana kızı” diye bağırdı gülerek. “Lan oğlum nabıyon lan gerizekalı gir içeri aç kapıyı” diye devam etti. Ne ara bu kadar samimi olduğumuzu düşünmeye fırsat kalmadan eve dalmıştı bile. “Çayın var mı yiğidim” diyerek girdi içeri. Sabaha karşı beni eve o bırakmış. “Telefonunu arabaya düşürmüşün. Yarak mı oğlum bu, gece boyu elindeydi? Al bakam. Hadi bi çay içelim. Sonra çıkacaz”.

Akşam oluyordu. Serdar abiyle birer çay içtik. Bir şeyler anlattı ama çok da dinlemedim. “Müfit abi çatladı meraktan. İlla Melih’i de alın, gelsin dedi” sözlerini hatırlıyorum. Serdar abi fazla uzatmadan ayaklanıp beni zorla banyoya götürürken bir yandan da söyleniyordu “Leş gibisin amına koyim Melih. Hadi bi yıkan da çıkalım. Pavyona gidecez olum”. Banyoya girip duşun altında bir süre oturdum. Bir ara secdeye varır gibi eğildim, başımı yere koydum. Su uzun uzun aktı üzerime. Sonra giyindim, çıktık. Ulus’un arka sokaklarına girince “Buralar nereler serdar abi?” dedim. “İsmet Paşa tosunum bura. Pavyona gidiyoz” diye yanıtladı Serdar Abi. İki kadeh rakıyı çaktın mıydı fişek gibi olursun sen dur bak. Mala bağladın, ben biliyom seni”.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>