Skip to content →

Payanda / 7

Bölüm III

Otobüs durağına arkamı dönüp yokuşu esneyerek tırmanırken tek bir araba bile geçmedi. Telefonun saati gece iki küsürü gösteriyordu. İlerideki boş arazide yanan ateşi telefondan başımı kaldırınca farkettim. O sırada etrafta gidilebilecek tek yermiş gibi duran ateşe yaklaştıkça başında oturan iki kişi belirginleşmeye başlamıştı. Aramızdaki mesafe sesimi duyabilecekleri kadar kısalınca “merhaba iyi geceler” dedim. “Sağol bilader” diye yanıtladı biri. Diğerinden de yarım ağız bir “eyvallah” duyuldu. O anda kolunun bir hareketiyle orada olduğunu belli eden bir başkası ise arabayla ateşin arasına yerleşmiş, battaniyeye sarınmış yatıyordu. Ateşe sokulduğumu görünce üşüdüğümü anlayıp buyur ettiler. İlk birkaç dakika kimse konuşmadı, yalnızca, oturmakta olan bu iki abinin biralarından aldıkları yudumlar ve yanan odunların sesi duyuluyordu. Sonra biri “otur kardeş ayakta kalma” deyip üzerinde oturduğu kütükte yer açtı. “Sağ olun” deyip oturdum yanına. Biraz daha devam eden sessizliği bölerek “eee kardeş” dedi karşımda oturan, “sabahtan beri Kepo’yu dinliyoruz, az da sen anlat bakam nedir derdin?”. Herhalde bunu bekliyormuşum. Derin bir nefesin ardından gözlerimi ateşe dikip başladım anlatmaya. Konuşurken bir yandan, gece gece, kendilerine mevzu arayan bu çakırkeyf abilere malzeme oldum diye düşünsem de öte yandan konuşmaktan ve anlattıklarımın pür dikkat dinleniyor olmasından keyif alıyordum.

Söyleyeceklerim bitince yanımdaki elini uzattı, “kardeş ben Kepo” dedi, “bu da Serdar. Uyuyan da Müfit abi”. Tanışma faslı bitince, “Çok mu açıldıydın sen bu kıza peki? Çok mu anlattıydın, çok mu konuştuydun?” diye sordu. “Bilmem”, dedim, “belki, biraz, evet aslında”. Gerçekten de birlikte olduğumuz süre boyunca, onunla ya da kendimle ilgili aklımdan geçenleri, çocukluğumu, ilk gençliğimi, içime işleyen anları, eski sevgililerimi olur olmaz zamanda Zeynep’le paylaşmıştım. Kepo, belli belirsiz gülümseyip ateşe atmak için eline aldığı odunu Serdar abiye doğru sallayarak “yaa Serdarım görüyon mu” dedi, “ben ne diyom sana? Çok açıldın mıydı aha böyle gırar bi de gapı alırlar adamın üstüne”.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>