İçeriğe geç →

Payanda / 12

Bölüm V

Eski kasa Toyota’nın arka koltuğunda başımı cama dayamış durgun Ankara sokaklarını seyrediyordum. Binalar, sokak, binalar bir sokak daha, binalar… Gece yarısını geçmiş olmalıydık. Ankaralılar evlerine çekilmişti. Daha dün tanıştığım bu adamların yanında ne aradığımı, benimle aniden neden böylesine samimi olduklarını düşünüyor ama bir yanıt bulamıyordum. Serdar abi ön koltukta radyoda kanal aramakla meşguldü. Göz ucuyla gördüğüm, yanımda oturan Kepo’ysa kimsenin kendisini görmediğinden emin, huşu içinde burnunu karıştırıyordu.

Nereye gittiğimizle ilgili en ufak bir fikrim yoktu. Müfit Abi’nin polis olduğunu anlattıklarından anlamıştım ama Serdar’la Kepo’nun kim olduklarından, ne iş yaptıklarından bihaberdim. Gerçi Müfit abi onlara ekip diye sesleniyordu. Büyük ihtimalle onun çalışma arkadaşlarıydılar. Ne iş yaptıklarını, kim olduklarını sormadığım bu üçlüye bir şekilde kendimi kaptırmış, yancıları oluvermiştim. Bunu benim ruh halimle açıklamak mümkündü tabii, ama daha da tuhaf olan, onlar da benimle ilgili pek az soru sormuşlardı. Yaşımı, ne iş yaptığımı, nelerle meşgul olduğumu hiç merak etmemişlerdi. Sessizliği Müfit Abi’nin yeniden çalan telefonu bozdu. Şoför koltuğunda şekilden şekile girerek pantolon cebindeki telefonunu çıkaran Müfit abi, bol hımmlı, tabili, evetli, anlaşıldılı konuşması bitince Serdar Abi’ye dönüp “ibne yirmi altı arabayı haşat etmiş, yetmemiş gitmiş bi de bakanın oğlunun arabasını sikmiş amın oğlu” diye girdi konuya. Serdar Abi “Nerde?” diye sordu yalnızca. “Çamlıca’da amına koyim. Yol boyu arabaların üstüne asit mi ne dökmüş. Döke döke gitmiş sikik. Necmi müdürü aramış direk başmüdür. Onu da bakan makan aradı demek ki. Adamı bulun! Adamı bulun tabi amına koyim. Adamı bulun”. Müfit Abi’nin siniri tepesine çıkmıştı. Kepo burnunu karıştırmayı bırakmış, parmaklarının ucunda birikenleri arabanın paspasına serpmekle meşguldü. Konuya çok fazla dikkatini verdiği söylenemezdi. Serdar Abi “bakanın oğlunun ne işi varmış ki Çamlıca’da?” diye sorunca “harbiden haa” diye tepki verdi Kepo. Ardından da “neymiş araba?” diye sordu. Müfit Abi nefesiyle sessizce gülerek aynadan Kepo’yla göz göze geldi. “Hee onu sormadım bak Kepo. Arayıp sorsana Necmi’ye. Bi de müdürüm Merso’nun aşağısına asayiş bakıyo da o yüzden sordum de”. Ben de dahil herkes, söylediklerinden çok Müfit abinin tatlı tatlı sinirlenişine gülüyorduk. Sıcaktan daralıp montumu çıkarmak için davrandığımda çiftlik kavşağından dönerek sıra sıra dizilmiş ekip arabalarının arasında durduk. Kalabalığı gören Kepo “oooo” dedi, “abi elli altı olmuş amına koyim bura”. Mahallede arabası olan olmayan herkes gecenin bu saati dışarı dökülmüş arabaları inceliyordu.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>