İçeriğe geç →

Payanda / 10

// Bu yazı 19 parçadan oluşan Payanda tefrikasının 10. parçasıdır //    

Müfit abinin bu sözlerinden o anda çıkardığım yalnızca Zeynep’in geri dönme ihtimaliydi tabii. Halim yalnızca buna müsaade ediyordu sanırım. Konuşmasının üzerine ümitlenmiş, Zeynep döndüğünde ne yapacağımı düşünmeye başlamıştım. Güzel bir karşılama, güzel bir yemek hayali kuruyordum. O da bunu anlamış olacak ki hikayesine açıklık getirmek için devam etti. “Sen şimdi sanıyorsun ki, koca adam, yaşamış görmüş, müneccim gibi konuşuyor. Diyor ki o kız geri gelir falan filan. Hemen gözün parladı. Aslanım bak mühim olan gelip gelmemesi değil. Sen ne yapmak istiyosun? Anladın mı. Tercihi sen yapacan. Gelse de gelmese de ya onunla yaşamaya devam edecen ya da amaan deyip yoluna bakacan. Anladın mı gülüm?” Cevap vermemi beklemeden devam etti. “Anlamadın tabi. Siktiret. Takılmana bak. Olacağına varacak her şey”. Serdar’la Kepo’ya dönüp “Vurun bakam ekip” diyerek kadehini kaldırdı. Kadehlerimizi tokuşturduktan sonra etrafı süzüp “Bak dur size bi hikaye daha anlatayım” diyerek yeniden başladı. Yetmişli seneler, yetmiş üç yetmiş dört. Ben liseden beri at yarışı oynarım güzel kardeşim. Kumarda da iyiyimdir bakma. Neyse… Çıktım bi gün evden ama cepte beş kuruş para yok. Zil yani. Bozukluk bile yok. Dedim gideyim yarışa, Rıza abiden alırım olmadı veya yazdırırım, bir iki içer dönerim.

Neyse Kurtuluş’tan yürüye yürüye gittim. Girerken de bizim komşunun oğlunu gördüm, Volkan’ı. Kepo sen hatırlarsın oğlum Volkan abini”. Kepo hatırladım manasında başını salladı. “Bu oğlan kafadan kırıktı tamam mı. Babası buna eziyet etmiş küçükken bilmem ne. Ordan beri oğlan böyle bi tutuktur yani. Ama on numara insan. Bunun babası da milyoner bi adam. Onu bırak atları matları var yani. Neyse bu kapıda görünce beni, hafif de kekeler, ‘müm müm Müfit’ dedi nerdesin, seni arıyorum amına koyim falan. Dedim noldu hayırdır? Ne kadar dedi paran varsa, beşle onbire bas sıralı. Lan dedim nerden tüyo falan, hani babandan mı geldi diye şey yapıyorum ben anlatabiliyo muyum? Ya babamın amına koyim, bas dedi, ne kadar paran varsa.

Allahallaa, ulan cepte beş kuruş yok n’abacaz ne edecez? O ara kapıda Cengiz babayı gördüm, babamın arkadaşı. Babam jandarmaydı benim. Sevilir sayılır. Bunlar da çocukluktan beri tanır beni yani. Kredim yüksek. Dedim Cengiz baba nassın falan. Vay dedi Müfit naptın oğlum? Ya dedim Cengiz baba çok sıkıştım bana biraz çıkma yapsan? Canın sağolsun filan dedi, ne kadar lazım? Baba dedim yüz, yüzelli ne varsa. Ama büyük para istiyorum yani. Maaşım zaten beş yüz o zaman anlatabiliyo muyum? Yarışa da on beş yirmi dakka var. Cengiz baba biraz mırın kırın falan, çıkardı verdi parayı iyi mi?

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>