Skip to content →

SYKLMLR Posts

O SOKAK KÖPEĞİNE AŞIKTI

O sokak köpeğine aşıktı. Pek çok insandan yakışıklıydı köpek. Nasıl sevgi dolu, nazikti. Ayıp ama, kalkmış organına takılıyordu gözleri. Kalın, damarlı ve tutkudan kıpkırmızı oluyordu kolayca. Oysa gözleri en kızısmıs anında bile sevgiyle bakardı dünyaya. Köpek de seviyordu kızı. Yalnız…

Leave a Comment

TOPRAĞA ÖVGÜ

TOPRAĞA ÖVGÜ 1 kullanıldıkça degeri artan zıt orospu fazlasın sen anadan ve sevgiliden güzel tanrıça sarılıp uyumak istiyorum buram buram tüt gün batımlarında gün doğumlarında durdurup arabayı tarlaların ortasında avaz avaz bağırıyorum toprak seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum TOPRAĞA…

Leave a Comment

Söyle?

Bugün istatistiklere girmek için ne yaptın? Rakamları doğruladın mı bari?

Leave a Comment

ÇAMAŞIR MAKİNESİ

Herkes bir sefer çamaşır yıkamalı hayatında. Elde şöyle, bir milyona alınmış çiğdem deterjanıyla, çitileyerek. Özellikle de şu, “ben doğada yaşayacam, dağda ev yapacam, kendim yetiştirip yiyecem” hayalleri kuranlar. Benim gibiler yani… Bir kere çamaşır yıkamalı, elde şöyle. On tane atlet,…

Leave a Comment

SAÇLARIN

Saçların bir ahtapot, balıkçı efsanelerinden doğan. Saçların, gözlerinin en tenha, en dipsiz derinliğinde boğacak beni.

Leave a Comment

KARİKATÜR

Bir yüzün karikatürü nasil çizilir? En belirgin özellikleri abartılarak yapılırmış. Örneğin Demirel’in yüzünü çizerken ona ait özelliklerden kopmamalısınız ki demirel olduğu anlaşılsın. Biraz abartılıyor yalnızca. Adam içeri girer. Ne istediğini söyler. Daha iyi hizmet istiyorsa daha çok para verir. Önceden…

Leave a Comment

İLK GÜNAH

İlk günah nedir bilmiyorum. Yılana çok eskiden bir iftira atıldı, bak bunu biliyorum. Adem ile havva değil, yağmur ile toprak.

Leave a Comment

İLK AŞK

Bahçeli tek katlı bir ev vardı. Yıkık döküktü. Çoktan çıkmıştı sakinleri; lavabolar, kiremitler, çerçeveler ve para eden herşeyle birlikte. Bahçesinde bir dut ağacı kalmıştı fakat; dallarını sallayınca patır patır dökülen. Bizim kadar kuşlar da severdi ağacı. Düşüp kuş yavruları da…

Leave a Comment

BEN BİR HAMAM BÖCEĞİYİM

Ben bir hamam böceğiyim, kuytularda yaşar kırıntılarla beslenirim. Geçen gün barda görmüşsün beni. İçmişim iyice, dagıtmışım. Acımışsın halime arkadaşlar söyledi. Sen acıma bana. Ben sızabilirim barda, yahut fahişe koynunda. Ölmem ama. Bilim adamları bile söyledi, nükleer savaştan sonra hayatta kalması…

Leave a Comment

İRİS

Göz bebeğini çevreleyen o renkli halka var ya, mavisi olur, elası olur, işte o halkaya iris denir. İris, eski yunanda bir tanrıdır. Tanrılardan haber taşıyan bir tanrı. Gökyüzünden yer yüzüne inmek için gök kuşağını kullanır. Gözün renkli kısmına adını vermeleri…

Leave a Comment

İNSAN BAHARDA ÖLMEZ

Çok sigara içme, öleceksin dedi sevdiğim kız. İsmi Bahar. Bir yumru gelip düğümlendi boğazıma. Yutkunamadım. Geçen ilkbaharda doktora gitmiştik dedemle. Doktor, bu kadar sigara içersen ölürsün dedi açık açık. Dedem adamın yüzüne baktı, “şu dışardaki havaya bak. İnsan baharda ölmez”.…

Leave a Comment

PROMETE

Şimdi aklıma gelen tek mitolojik hikaye, Promete’nin ateşi verişi insana… Karnım acıktı, ocağı yakacak çakmak yok. Neden işlevsel değil bizim tanrılar? Alfa nerde, elif nerde…

Leave a Comment

ÖYLE KOLAY DELİRECEK GÖZ VAR MI BENDE?

Hayatın hesaplanamaz olduğu ve olasılıkların sınırsızlığı fikrini içsellestirdiğim anlarda oturduğum yerden fırlıyorum. Önce odanın içinde volta atmaya başlıyorum. Sonra kendimi sokağa atıyorum. Ağzım köpürüyor. Düş gücüm zincirlerini kırıyor. Günlük hayallerden başlıyorum. Ütopyalar sonra. Kesmiyor. Kendimi, uzak yıldızlardan birinde kur yaparken,…

Leave a Comment

ELDİVEN

Yatağıma sinen koku. Ben onu iki gün için istemedim ki yaşamdan. Kız kulesi satılık değildi daha… O gün bu gündür biriktiririm çekmecemde… Üç günde kaybolur diyorlar terinin tadı odamdan. Ben yaşamak için istedim. Bahar havası esiyor yorganımın altında… Sabahın altı…

Leave a Comment