İçeriğe geç →

ÖLDÜRDÜN BENİ GECE

saatlerce sobet ettik. tunalı’da, hemen kuğulu parkın bitişiğindeki dar sokakta aşağı katta bi yerde karşılaştık. bana sorsalar ben “tanıştık” derim ama o yıllardır birbirimizi tanıdığımızda ısrar etti gece boyu. büyükçe bir tüpe doldurulmuş, etrafı naylon hazneler içinde buzla çevrilmiş biralardan söyledik bi tane. her seferinde o dolduruyordu biraları kendisine de bana da. hızla içtik o koskoca nesnenin içindeki birayı. bi süre hopladık zıpladık mekanın genişçe yerlerinde. ben bayanlar tuvaletinde taciz ettim biraz vs…ama bi ara bi söz söyledi laf arasında. bağlamını nasıl kurdu, ya da neden böyle birşey söyledi bilmiyorum. “sen” dedi bilgiç bi edayla, sonra sağ elinin baş ve işaret parmaklarının tırnaklarını birbirine kıstırıp bi ses çıkardı bi kaç saniyelik suskunluğunda, “sen” diye yineledi, saçlarını sola doğru atıp sağ gözünün altını kaşıdı, kendince çok önemli bi şey söyleyeceği belliydi, “hep yalnız olacaksın” dedi bi çırpıda. sonra kendinden beklenmeyecek bi açıklama ekledi, “özellikle (kalacaksın) değil (olacaksın) dedim”. o bu açıklamayı yaparken ben sigara paketine uzanmış, içinden bir dal sigarayı iki parmağımın arasına kıstırmıştım. sormamı beklediği ya da sormam gereken soru “neden”di. belki o anlattığı bi kaç huzursuz yıldır elde edemediği kadar büyük bi mutluluk kaplayacaktı yüzünü “neden” diye sorsaydım. ben sigaramı yaktım. barın üzerinde bana dönük televizyona bi kaç saniye dalıp çok da derin olmayan bi nefes çektim sigaradan. dudaklarımı buruşturup başımı öne eğdim. çenemi sigarayı tuttuğum elime dayayıp bekledim. ne kadar geçti hatırlamıyorum tabii aradan ama şimdi düşününce beş dakika diyesim geliyor. sonra uykudan yeni uyanmış gibi bi nefesle kafamı kaldırıp “güçlü olan sen değilsen, savaş cinayettir” dedim. o sırada anlamadı ama anlamış gibi dudaklarını sıkıp başını sallamayı da ihmal etmedi. mevzu da öylece kapandı.

ertesi sabah kahvaltıda “öldürdün beni gece” diye mırıldandı ben haberleri seyrederken. ağzında lokma vardı. havaya dağılan kelimeleri bi araya getirip cevap vermem de bi kaç saniye sürdü herhalde bu yüzden. televizyondan yüzümü çevirmeden ağzıma bi zeytin tanesi atıp “güçlü olan sen değilsen, savaş cinayettir” dedim. gülüşünü görmeliydin.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>