İçeriğe geç →

Metin üzerinde çalışmalar / 4

Metin’le bu iletişim kanalını yakaladıktan sonra, görüşmelerimiz bir yıldan biraz fazla süre devam etti. Bir kaç kez, o olmadan ailesiyle de görüştüm. Bu görüşmeler neticesinde Metin’le ulaşabildiğimiz son nokta artık kendisini kapattığı o surların içinden çıkıp yeniden dış dünyaya adım atmak değildi belki ama eğer bir gün bunu arzu ederse, bu isteğini bastırmayacak, üzerine cesaretle gidecekti. Kimbilir belki bu istek hiçbir zaman uyanmayacaktı ama halinden memnun bir insandan bunun üzerinde bir gayret beklemek de anlamsız olacaktı. Zira Metin bir noktada kendisinde bir rahatsızlık olduğunu kabul etse de bu rahatsızlıkla yaşamanın bir yolunu bulmuştu. Ruh halini çalkantısız, durağan hale getiren bu, kendi içinde tutarlı, yaşam şeklini değiştirmek gibi bir isteği yoktu. Bir yıl boyunca yaptığımız aslında onun beni ikna etmesinden başka pek de bir şey değildi. Bir de belki ailesi, durumuyla ilgili biraz daha fazla bilgilenmişti. Sonuç olarak, bu şartlar altında daha fazla görüşmek için bir neden yoktu. Durumunu kendi kendine gözlemlemesi, kendi kendine mesafe katetmesi için bir ara vermenin uygun olacağını değerlendirerek görüşmelerimizi sonlandırmaya karar verdik.

Son görüşmemizde kendisine yeni bir defter hediye ettim. Benimle görüşmediği süre boyunca düşüncelerinde, davranışlarında, hayatında nelerin değiştiğini kısa kısa not almasını istedim. Bu notlar hem kendisindeki değişiklikleri farketmesini, geriye dönük olarak neleri başardığını ya da başaramadığını görmesini sağlayacak, hem de günün birinde benimle yeniden görüşmek isterse, bana bir kronoloji, olan biteni onun gözünden özetleyen bir rehber kitap sunacaktı.

Ailesinden de, Metin’in anlattıklarında sık sık adları geçen birkaç eski arkadaşını Metin’in durumu ile ilgili bilgilendirmelerini rica ettim. Eğer yeniden dış dünyayla bağlantı kurmak isterse, arayacağı bir kaç kişinin bu konuda bilgisinin olması Metin’in daha kolay, daha rahat adım atmasını sağlayabilirdi.

Aradan yaklaşık üç yıl geçtikten sonra bir gün, ertesi günün randevu defterinde adını gördüm. Sekreterim randevuyu bizzat Metin’in aldığını söyledi. Ertesi gün elinde iki defterle çıkageldi. Elimi sıkıp merhaba Hocam dedikten sonra umutsuzca gülümseyerek “çuvalladım hocam, şimdi napıyoruz?” diye girdi konuya.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>