İçeriğe geç →

Metin üzerinde çalışmalar / 2

“Metin defterine bakabilir miyim?” sorusuna cevap almayı beklemek tuhaf olurdu ama değişik kelimelerle birkaç kez daha sordum. Sonra, izninle alıyorum diyerek deftere gözatmaya koyuldum. Anlaşılması güç metinler arasında etkilendiğim cümleler çıktıkça, hem yüz ifademle hem de konuşarak beğenimi ifade etmeye çalışmamın Metin’de bir karşılık bulacağını, ilgisini bana yönlendireceğini umsam da Metin boş gözlerle odayı süzmeyi sürdürdü.

O gün Metin’in ağzından tek kelime çıkmadı, yüz ifadesi değişmedi. Daha ayrıntılı incelemek için annesinden ve tabii Metin’den rica ederek defterin bir kopyasını aldım. Sonraki bir kaç görüşme boyunca, hareketlerinden, mimiklerinden anlayabildiğim kadarıyla yavaş yavaş bir yakınlık kurabildik. Ancak ağzından ilk kelimenin çıkması için altıncı görüşmemizi beklemek gerekti.

Önceki beş görüşmemizde olduğu gibi iki saatlik uzun monoloğuma başlamış, hayatla, yazdıklarıyla ve çizimleriyle ilgili konuşurken Metin beklenmedik bir şekilde ilgisini bana yönlendirip, bacak bacak üstüne atarak, “Hocam, çabanı takdir ediyorum ama olmadım ben. Olamadım. Boşver, uğraşma sen de” dedi.

İlk şaşkınlığı üzerimden atıp önce teşekkür ettim takdiri için. Ardından da hikayeyi bir kez de bana anlatmasını rica ettim. Neticede bir şey kaybetmeyecekti. “Aslına bakarsan, temelde ve öncelikle, merak ediyorum” dedim. Seni ameliyat edecek ya da sihirli bir ilaçla dünyayı senin için bambaşka hale getirecek falan değilim. Öncelikle merak ediyorum. Sonrasında, eğer istersen, ya da gerektiğini düşünürsen birlikte birşeyler de yapabiliriz.

Metin bu merak meselesini bir hile sanmış olmalı ki, alaycı bir ses tonuyla “merak” diyerek bir kaç kez başını salladı. Halbuki temelde gerçekten merak ediyordum ne olup bittiğini.

Kategori: DÜZ YAZILAR

Yorumlar

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>