İçeriğe geç →

KISSALAR KISALAR KISASLAR

1- hakim petro sabırsızlanıyor…

2- kendi aralarında neşe ile gülen insanların önüne geçip sana güldüklerini hayal edemezsin.

3- “çaya vardım çayladım” ne demek?

4-hiç bir amaç taşımadan okumayı bana jack london’ın ‘mardin eden’i öğretmiştir. yazmayı düşünmeyi ise b. … 103 yıl sonra.

5-sıfıra bölünürsen ölürsün.

6- biliyorsun, yaşadığımız yerde her 5 km’de bir ilçeler, iklimler ve insanlar değişir. ilçelerin hepsi dere kenarına kurulmuştur. derelerin denizle buluştuğu yerde karadeniz kahverengi olur. rize’nin ötesinde gelevera deresini ararsan yanılırsın. tam aksine, onu gittiğin yönde değil arkanda bıraktığın yerde aramalısın. Giderken arkanda bıraktığın, farkında olmadan, işte… aradığındır..

7- bıçağını yanından ayırma. lazım olacak bize.

>> Şevval Sam & Kazım Koyuncu / Gelevera Deresi / 4’37”

8- “ben burada değil, şehrin öbür ucunda oturuyorum,” dedim.
“Merakımı mazur görün burada kim oturuyor peki?” Diye kuşkuyla sordu sesi çilli olanı.
” tam olarak ben de bilmiyorum,” dedim.
İnsanlar söylenir gibi oldular.
Sesi diş dolu olanı, “neden o zaman burada durmuş teresa’ya sesleniyorsunuz peki?”
” bana kalırsa başka birine, başka yerde de seslenebiliriz. Hiç de güç bir iş olmadığına göre…” dedim.
İnsanlar biraz bozulur gibi oldular.”
(İtalo calvino-teresaya seslenmek’ten)

9- ” c. baba, yeme onu, fazla gelecek…”
“fuzuli ama yiyeceğum oni”

10- uçuşup üstüne konan polenlerin illa seni zikmek istediği gibi bir mana çıkarmamalısın. Bahardır bu ya işte. Ama bu, o üstüne konan polenle romantik bir bağ kurmayacağın manasına gelmez. Bahardır ya bu işte…

11- türk müziğinde sirtolar ve longalar diye makamlar vardır. bunların arasında bir de kürdilihicazkar longa vardır. bildiğin tosun paşa….seferoğullarına ölüm, yaşasın tellioğulları!

12- “matematik kesinlik gerektirir. matematik kesin değilse bir hiçtir. oysa kesinlik her zaman anlaşılabilirlik değildir…(.ama ) matemetikçiler estetik nedenlerle matematik yaparlar” (Jerry p. King-matematik sanatı’ndan)

13- askeri lisedeyken bir gün kütüphanede hüseyin rahmi gürpınar’ın gulyabani’sini okuyordum. gulyabaninin ilk meydana çıkış sahnesinde nasıl korktuysam seslice bir “hasktir” koyvermişim. Sonuç: uluorta küfür etmekten ve kütüphanenin dirlik ve düzenini bozmaktan bir haftasonu izin cezası. 9 ve 10 nisan 1994’te dışarıda ne vardı bilmiyorum. Hoş 1995 yılında tüm bahar içerdeydim.

14- bir mekana girdiğimde ilk önce garsonu bulurum. Masayı gösterirken dik dik -özellikle- gözlerinin içine bakarım. Bazıları daha fazla bahşiş koparmak için yavşaklaşacaktır. Bazıları ise samimidir gerçekten. İsmini sorarım samimi gördüklerime. İsimler önemlidir. İsimler gizdir. İsmini öğrendiğinle tüm gece birlikte içersin.

15- cennetteki gözyaşları

>> Eric Clapton / Tears in Heaven / 4’35”

16- su bardağının içine düşen sinekçiği yutmamdan mı tiksindin? Sana hiç ölü yılan yavrusu yedirmediler mi?

17- doğu’nun dengbeji osmanlı-rus savaşında rus askerlerinin yaptığı zulum üstüne kuruludur. 1974 yılına kadar doğu’da bunlar çalınmış, söylenmiş, dinlenmiş. 1974 yılından, fis ovasından, 2000’li yıllara kadar kimse de konuşmamış. Ben vardığımda 2006 yılıydı. 2 yıl yaşadım. İnsanlar hala susuyordu. Usta’m hakkari’de bir mevsim yaşamıştı. Ben 8 mevsim gördüm. Daha fazla şey gördüğümü iddia edemem ama bir şey gördüm, çok şey gördüm.

>> Aynur Doğan / Ahmedo / 4’02”

ahmedim, aydınlığım
hayran olduğum sen ne bey, ne de hekimsin
çocukların ne bey, ne hekim
ben allah’ın garibinin gönlünde
bir bahar yağmuru
aylardan mayıs, nisan, mart
ben allah’ın garibinin göğsünü
burkarak yağıyor, yağıyor

ben garibim
yüreği özlem dolu bir garip
gece karanlık, seni göremiyorum
dediler ki erkeklerin yasının sesi
kalmamış gelmiyor ülkede
ben kalmayayım
yazın sıcağında eriyip kalmayayım

18- hubble teleskobu şu an güneykutbuna yakın bir yerlerde olmalı..

19- t.t. dostumdur. aşık olmuştu. nedir abi, dedim? noldu? “olmadı” dedi. Bende c3 vardı, onda c300…100 kat bastı bana, güldü (dışarıdan bakan biri için) Kuşkusuz sosyo ekonomik bir şey söylemiyordu tt. Olmamıştı ya nedeni neyse ne idi.. Hala durup düşünürüm hikayeyi.. kuşkusuz o da..

20-

“ali, merhametinin üçte birini ayşe’ye verse
merhametleri yine eşit olmuyor,
kim bilir ali ne çok acı çekiyor…”

heyamo

21- güzel, parıltılı bir gece, koyacak yer kalmadı, bu da burada dursun; barfiiykk!

22- “bir bebeğin uykusunu uyuyabilsem”

23- hah ha ne kadar domuzsun sen

Kategori: DÜZ YAZILAR

Yorumlar

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>