Skip to content →

GENÇ KALMANIN SIRRI

Koca göbeğiyle çocukluğumuzun oburiks’i Muharrem Amca’yı yıllar sonra aynı tepesi kel ama tek tük kıllı başı, kulaklarını örten saçları, uzun favorileri, sigaradan sararmış beyaz pos bıyıklarıyla görünce elini öptüm.

Otuz yıllık eşi on beş sene kadar önce kendisini boşayınca başka biriyle evlenmiş, kendine altmış yaşında yeni bir hayat kurmaya çalışmıştı. Biz mahalleden taşınınca da bir daha ne görmüş ne haber almıştım. Çocukluğumun bütün hatıralarının yıkılıp alışveriş merkezi veya toki sitesi yapıldığı şehirde yürürken birden karşımda görünce biraz da duygulanmıştım. “Hiç yaşlanmamışsın Muharrem Amca” diyiverdim şaşkınlığımı gizlemeyip. Çatallı davudi sesi, çocukluğumu hatırlatan gülümsemesinin ardından geldi:

– Biz yaşamıyoz ki yaşlanalım yeğenim

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>