Skip to content →

EŞİTTİR; GÖZLERİDEN, GÖZLERİNDEN ÖPERİM

-hiç uğruna kahvede otururken  mağdurun üzerine yürümüş elinde silahla “seni öldürürüm” diyerek.  kahvedekiler araya girip almış elinden silahı. şimdi biz biliriz ki; kişi dış dünyada ne kadar değişiklik meydana getirdiyse hepsinden ayrı ayrı sorumludur. her sonuç ayrı bir suçtur. dolayısıyla adam “elinde silahla seni öldürürüm diyerek” hem silahla tehdit,  adamın üzerine yürüyerek de yaralamaya teşebbüs suçunu işlemiştir.  her sonucundan sorumlusundur.

-gerçek öyle gözüküyor, evet. fakat tehdit suçu en temelde: “bir başkasını.. vücuduna..yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle” yapılması halinde oluşur. bu haliyle adamın ileriye yönelik “saldırı gerçekleştirme” fikrini  ortaya koyma gibi bir durumu da zamanı da yok . çünkü adam  “seni öldürürüm” diyor ve aynı anda silahla adamın  üstüne yürüyor. dolayısıyla bu sözleri yaralama niyetini kuvvetlendirmek için de söylemiş olabilir. o zaman dış dünyada dediğin gibi iki sonuç yok. tek sonuç mağduru yaralamaya yönelik. bence sadece yaralamaya teşebbüs suçunu işlemiştir. biz bilirizki şüpheden sanık yararlanır. tehdit suçunda şüphe vardır. adam bundan cezalandırılmamalıdır. kesin ve inandırıcı bir şey yoksa bir “şey” de yoktur.

-dediğinde haklı olabilirsin. ama bir insana “seni öldürürüm” derken zaten geniş bir zamandan söz ediyorsundur. bugün değilse yarın belki. araya illa bir zaman girmesine gerek yok. kimse kimseye “seni öldüreceğim, hadi yarın görüşürüz” demezki. söz söylenmekle sonuç da meydana gelmiştir. söz ağızdan bir kere çıkmayagörsün. hem dediğin doğruysa adamın aynı zamanda diğerinin üzerine yürümesi “seni öldürürüm” diyerek tehdit etmesini kuvvetlendirmek için de yapılmış olabilir. çünkü kahvedeki kalabalığın araya gireceğini ve kendisini engelleyeceğini bilir. o zaman adamı yaralamaya kalkışmasının da bir anlamı yok. kişi neden gerçekleştiremeyeceğini bile bile bir maceraya atılsınki. yine bilirizki: yapılan bir hareketle  birden fazla farklı sonuç meydana gelmişse en ağır sonuç neyse ondan cezalandırılmalıdır. tehdit ceza olarak daha ağırdır. tehdit suçundan cezalandırılmalıdır o halde. en ağırından en başta  sorumlusundur.

-doğru ama dolambaçlı bir mantık..eğer adam bir şekilde “seni öldürürüm” diyerek diğerine aynı zamanda vurmayı başarsaydı  düşüncesini ortaya koyup bunu  gerçekleştirdiğinden ve (düşünce + eylem) tek bir hareket dolayısıyla tek bir sonuç olduğundan sadece adam yaralamadan sorumlu olacaktı. bunu yapamadı diye daha ağır olan tehditten cezalandırmakta ne ola? yaptıkların da düşündüklerinin yansımasıdır.

-evet, öyle gibi.  ama  unutma hiçbir şey demesen de birine silah göstermek de silahın tek başına korkutma etkisi olduğundan  tehdit suçunu oluşturur. adam başlangıçta zaten elinde silahı tutuyor, üstüne bir de mağdurun üzerine yürüyor. başlangıçta silahı elinde tutması-seni öldürürüm-demesini karıştırmıyorum bile-tek başına tehdit için yeterliyken diğerinin üstüne yürümesi halinde neden sadece yaralamaya teşebbüsten cezalandırılsın ki. durduğun yer bile yönünü belirler bazen.

-aslında temelde aynı şeyi söylüyoruz. suç yalnız hareket ile oluşmaz. ne düşündüğün de önemlidir. neyi kast ettiğin mesela.kast ettiğin hareketi bilerek ve isteyerek meydana getirdiysen sorumlusundur. kastından sorumlusundur yalnızca. bu iç dünya ile ilgili bir durum olduğundan, açıkça ifade edilmiyorsa (ortaya konmuyorsa ya da) bu olgunun dışa yansıyan davranışlarına bakılmalıdır o halde. eylemin bir evresindeki durumunun değil, verilen karardan itibaren icra ediliş biçimine, “an” öncesi, sırası ve sonrası davranışlara da bakarak belki. mesela söylenen sözlerden bir şey anlamıyorsan söyleniş biçimine bakarak.

-o zaman nerde kaldık?

-şu durumda hiç bir yerde.

-güzel..başa dönebiliriz. nereden başlamıştık?

-kahvede otururken  bir hiç’den.

>> Pink Floyd / Julia Dream / 2’37”

eşleniyordu… yazarken… saikim neydi unutmuşken?

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>