İçeriğe geç →

EŞİTTİR; BAWLERS

kalem katibinin ismi satılmış’tır. ömrü bu dar koridorlarda, tozlu dosya yığınları arasında geçmiştir. ekrana bakmadan on parmak yazmayı bilir. vaktiyle bir karısı vardı. vardı ya terk etti satılmış’ı, iki sene sonra, eli yüzü düzgün, sünepe olmayan birine. öyle yazmıştı mektupta. o günden beri haber almadı satılmış. nüfusta hala evli.çocuğu yoktur. akşam eve giderken kabak çekirdeği almayı düşünür;  televizyon karşısında uyuklayana kadar vakit öldürür.

kuruyemişçi..adını bilmez kimse. ondan başka da kimse yok hikayesinde.  akşama kadar gelen geçeni seyreder. ifadesiz. ununu mu elemiş, eleğini mi asmış?  bir elinin parmakları deterjan torbasındadır hep. arada götürür burnuna koklar koklar durur. parmakları tahriş olmuş, sapsarı. sorsan-soramazsın ya- eski bir alışkanlık. öteki eli leblebi çuvalında. atıştırır durur akşama kadar uzun tabure üstünde. ne yeni yol, ne yeni bir yön . hep aynı yerde. yoktur leblebinin bu sevkiyatta kötü çıkmasından başka derdi. durdu durdu. seyretti seyretti. kapatıp bir sabah dükkanını, dikili’ye yerleşti.

almanya’da uzun yıllar çalışmış tanju bey. biraz özenti..emekli olunca yerleşmiş dikili’ye. amasyalı bir arkadaşı varmış, o salıkvermiş burayı. herkese yabancı, herkese iğreti. ne türktür artık ne de yabancı. o yüzden çıkmaz kahveye. nünüş demesinler adama. konuşmasından mıdır yoksa giyiminden mi? yok mudur hayatında bir kadın? yoktur. olmuştur olmasına da herkeste olduğu için işte. olması da bir yokluğu da… özler durur almanya’yı. insan olduğu için saygı gördüğü günleri. peter’ini..

almanya.. osmaniyeli ökkeş bey  73’de göçmüş almanyaya. bekler durur emekliliğini iki çocuğu bir karısı memlekette. çocuklar boy atmış, evlenmiş, çoluk-çocuk sahibi.. o hala bekler durur emekliliğini. vermiş kendini yalnızlıktan içkiye. vardı bir aklı ya, içkiden mi yoksa yalnızlıktan mı. bizce deli…küçük çocuğuna sorsan o tanımamış babasını, kendisince piçin teki.

piç…sabah erken kalkar, yüzünü yıkar, dişlerini fırçalar, kahverengi takımını giyip kahvaltısını adliyede pohaça ile yapar. karısı da terk etmiştir ya. nerden baksan yürür aynı yolu usanmadan,  her şeyin sebebi üst üste…”kendisince”-“kendine” belli.

———-

-bu nedir peki?

-bu da bir çokgendir, dedim.

(bu da bir çokgendir işte.   köşelerini bulamadığım..bulsam da her seferinde.. köşegenlerin kesiştiği o denge noktasından düşüp kaldığım)

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>