İçeriğe geç →

Dolmakalem-(2)

Uzun süre kapalı kaldığı kutudan çıkarıp elime alıyorum. Kapağı ve piston yeri silindir, gövdesi köşeli, siyah kapaklı ve şeffaf akrilik kalem hacmiyle elimi dolduruyor. Kapağın üst kısmında ince, gövdeyle birleştiği yerde kalın, gövdesinin pistonla birleştiği yerde ise yuvarlak hatlı kızıl altın kuşakları var. Askısı da aynı kaplamadan. Tok ve sağlam. İnsana dinginlikle karışık bir güven duygusu veriyor.
Haznede kalan kurumuş mürekkebe bakılırsa altın kaplamasına ve siyah renklerine uygun bordo renk mürekkep çekmişim zamanında. Kalemi baş aşağı çevirip izliyorum. Mürekkep yapışmış çeperlere. İyice temizlenmesi lazım.

Altın kuşaklı siyah kapağını saat yönünün tersine ağır ağır çeviriyorum kalemin vidasını. Büyüteç altına koyup dişlileri kontrol ediyorum. Aşınma ya da kaynama yok. Bu iyi. Gövdesine uygun kızıl altın kaplama ucunda yer yer dökülmeler var. Bu canımı sıksa da onca taşınma ve yer değiştirmeye rağmen ucunda herhangi bir deforme-bükülme de yok.

Kalemi parçalarına ayırıp gövdesini ve uç kısmını ılık suya batırıyorum. Yavaş yavaş çözülmeye başlıyor kurumuş mürekkep. Tas kan rengi bir hal alıyor. Kalemi toparlayıp başka bir kap içindeki saf suyun içerisinde pistonu ileri geri hareket ettirmeye başlıyorum. Damarlar açılıp cerahat iyice akana kadar. Sıçrayan sular üzerimi kırmızıya boyuyor. Kalemden yine şeffaf duru su çıkana kadar tekrarlıyorum bunu 6-7 kez.
Kalem iyice açılsın diye şekerli suya batırdığım kulak temizleme çubuğuyla damak kısmını iyice temizliyorum büyüteç altında. Sonra saf su ile iyice duruluyorum. Islanmış gövdeyi ince uçlu harbiyle iyice kuruluyorum.

Şimdi tüm parçalar keten bir havlunun üzerinde. Dinlenmesi lazım parçaların. Onca hırpalanmadan sonra kendilerine gelmeleri, oturmaları lazım. Benim de. Yavaş yavaş. Hiç acelesi yok. Hiç acelem yok.

Ne yaparsam yapayım bir daha yazmayacak zaten.
Bir kenarda uzun süre soluksuz bırakılmış, unutulmuş, tıkanmış.
Yazmayınca ölmüş.

Bu dolmakalemin anlatmadığı nedir?

Hem ben sana dolmakalemi anlattım mı hiç?”

“Senin hayatın benim sana demediklerim kadar noksan”

(Hasan Ali Toptaş- Kayıp Hayaller Kitabı)

Kategori: DÜZ YAZILAR

Yorumlar

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>