Skip to content →

Chris Cornell – Billie Jean Unplugged in Sweden 2006

Güzelim gelip kıvrılır göğsüme, evet derim. Sevişmemizin şiddeti çektiğimiz acılarla doğru orantılıdır. Ne kadar kalp kırdıysak. Ve ne kadar ezildiysek.
Hayır derim, sizler acı çekmemişsiniz. Yoksa sevişirken birbirinizi ısırırdınız.
Yıldızlar ve çiçekler üstüne düşünmekten ve neden bazı kelimelerin tınısının kulağa güzel geldiğini merak etmekten yalnız düşmüşüz. Sahi neden?
Bak, yalnızlığımız ne büyük bir saçmalık. Bir arı gelip kondu beyaz papatyaya ve yalnızlığımıza son verdi.
Derim bir anda oluverir her şey. Bir anda doğar güneş, bir anda çocuk olur büyür bebek. Bir anda.
Bu fikir yıkar bizi, temizler, aklar paklar mis gibi…
Bir anda olur her şey, bir anda. Eskimiz yenimiz hep bir anda. Yoksa nasıl soluk alıp verirdik?
Irmaklar gibi akıp giden kadın saçları, kurulmuş bir saat,
yalnız,
bir anda,
hiç varılamayan o anda.
O an diyorum, mutlaka camlardan tatlı sarı bir ışık süzülmüştür. Vakit ikindi olmalı.
O yumuşak sapsarı ikindi üstünü hayal edip ısınıyorum.
Solaris, soledad…
İsmi güneşi çağrıştıran bütün ispanyolca kelimeleri satın alıyorum.
Bu da benim şımarık gençliğim olsun.
Gülümsemek diyorum,
ne güzel, ne güzel.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>