İçeriğe geç →

Çay ve Dört Kız

Yürümeyi bırakıp kayaların dibindeki çaycının yanına vardım. Bir çay alıp hemen yanında bir kayaya oturdum. Sigara yakıp çaycıyı ve önünden gelip geçenleri izlemeye başladım. Dalga sesleri, sahildeki insanların seslerini bastırdı. Bir tek çay isteyenlerin ve çaycının sesini duyuyordum.

Çaycı, beş altı yaşlarında bir kız çocukları olan  karı-kocaya çay verdikten sonra yanıma gelip havaların serinlediğinden bahsetti. Denize dönüp dalgalara, ilerimizdeki ağaçlara, baktım. Rüzgarların başladığından bahsedip, çaycıya hak verdim. Çaycı bir kız, bir oğlana çay verdi, tekrar yanıma geldi. Çayımın yarısını bitirmiştim. Çok çay sattığını ama çayının kötü olduğunu söyledim. Semaver çayı olduğunu, herkesin beğendiğini söyledi. “Bir tane alan ikinciyi istiyor mu” diye sordum. O düşünedururken çayın kötü olduğunu ama sadece çay olduğu için içtiğimi söyledim. Çaycı çocuk, kalender çıktı. “Öyle diyorsan öyledir abi”, dedi. “Öyle” dedim. Alınmadı ama. Gidip iki çay doldurup birini bana verdi. “Çay soğumuştur abi” dedi. Aldım.

İkinci sigarayı yakıp çaycıyı ve müşterilerini izlemeye devam ettim. Çay almaya gelen herkese, “abi semaver çayı, odun ateşinde” diye çayını övüyordu. “İşler nasıl” dedim, “işler iyi zabıta kötü abi”, dedi. “İyi” dedim. İki kız geldi, çayları verdikten sonra ikimiz de kızların gidişini izledik. Çaycıya “sevgilin var mı” diye sordum. “Var abi, karşıda mısır satıyor” dedi, yirmi metre ilerisini göstererek. Bir tezgahın başında közdeki mısırları çeviriyordu bizim çaycının sevgilisi. Ona baktığımızı görüp bir süre bize baktı, sonra közdeki mısırı alıp mısır koçanına sardı. Sorumu kızlarla ilişkilendirerek, “abi bizde yanlış olmaz öylesine baktım”, dedi. Gülümsedim sadece.

Çayı bitirip bardağı tezgahın yanındaki çöpe attım. “Hadi hayırlı işler” deyip yürümeye başladım. “Abi” dedi. Döndüm. “Senin sevgilin var mı abi”, diye sordu. Gülümsedim. “Var karşı kıyıda kahve içiyor” dedim. Çaycıya baktım bir iki saniye, sonra “ama kızlar çok güzeldi” dedim.

İkimiz de güldük. Çaycı “olsun abi, zaten benim çay da bi boka benzemiyor bu saatlerde” dedi.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>