Skip to content →

BUGÜN PİTİ KARE

ilk defa babam götürmüştü. boy yükseltmek için alta konulan mavi boyalı tahta ve “alabros olsun” sözleri. sürekli aynı berbere gitmenin en iyi yanı sizi tanımaları ve her seferinde sohbete en son bıraktığınız yerden devam etmeleridir. gereksiz sorulara girmeden. iyi berber hatırlar.

sonra ben büyüdüm. onlar yaşlandı. şeref abi kulağıma makas kaçırana kadar oraya gitmeye devam ettim. hatıralara her zaman saygım vardır ama kulaklarımı da severim. saçlarımı uzattğım için bir süre hiç berbere gitmedim. kestirme vakti ve yeni berber arayışları.. işte burayı tavsiye ettiler.

içeri girdiğimde “sen de kimsin?” süzmeleri. usta olanı bulgar göçmeni, iri yarı bir adam. yeni müşteriyi her zaman usta traş eder. oturdum. “düzelteceğiz galiba”. “hayır” dedim. “alabros istiyorum.” aynadan yüzüme baktı. “ben uzun saç kesmem arkadaş. istersen al makası sen kes. düzeltmeleri ben yaparım.” öyle yaptık. katır kutur kesmeye başladım. kestikçe zevk aldım daha çok kestim. “dur!” diye elimi tuttu. “kulağını keseceksin şimdi.” neyse düzeltti. alabros. makineyle.

alabros makine ile olur. bunu ben bile bilirim de çoğu berber bilmez. kulağımı ya da gözümü çıkartmadan, çabuk, temiz, kaldığımız yer unutulmadan iki ayda bir yattım üç numaranın altına. her şey güzel. bir de sağlı sollu dokundurtmasa.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>