İçeriğe geç →

BUGÜN “KORKUYU BEKLERKEN”

// Bu yazı 52 parçadan oluşan Bugün tefrikasının 29. parçasıdır //    

neyin var, diyor ben önünden geçerken. elimdeki kese kağıdını havaya kaldırıp “çağla” diyorum. (halbuki ben çağla sevmem, kim tutuşturdu bunu elime, düşünüyorum) bende de rakı. boğalım mı? “boğalım” diyorum. çöküyorum yanına. balık kokan ellerini kağıda daldırıp bir çağla atıyor ağzına. ardından da plastik bardaktaki susuz rakıyı dipleyiveriyor. önündeki kovayı gösteriyorum; ne bunlar? barbun, diyor. “yok be burda barbun olur muymuş?” olurmuş. elindeki oltayı bırakmadan şişeyi açıp rakı koyuyor. kadir abi de öldü, diyor. üzülmüştüm kadir abinin ölmesine. kadirleri de bilirdim. yamuğuna rastlamadım hayatta hiç. laflıyoruz. sende ne var, diye soruyor. maça kızı kaldı sadece, diyorum. tartıcı bir çocuk geliyor yanımıza. “ne bunlar ağabey?” “çupra” diyor bizimkisi. tartılıyoruz. ben göbekli, balıklar ölü çıkıyor. gidiyor çocuk.

saati soruyor. gece yarısını geçtiğini söylüyorum. oo bugün kandil ben artık içmem, diyor. şişeyi benim tarafa geçiriyor. elinde olta, lengeri gitmiş fötrünün altına gömülüp uyuyor. ben de rakıyı çağlayla sarhoş edip sızıyorum yanına. polis uyandırıyor. üşümüşüm. alnımda pirinç kaidenin soğukluğu. git, diyor polis. yoluna.. uzaklaşırken dönüp heykele bir daha bakıyorum. elinde olta, önünde kova, kıpırtısız, soğuk. üzerinde “porsuk çayını kirletmeyiniz” yazıyor. zaten diyorum porsuktan hiçbir zaman iskorpit çıkmamıştı. yürüyorum. şehrin çıkışına geldiğimde at üstünde fraglı bir adamla karşılaşıyorum. “neyin var çocuk? soruyor. sakız leblebi, diyorum. (toz olsaydı keşke, bak bunu hatırlıyorum) “atla öyleyse..” elini uzatıyor. ritmik şekilde ilerliyoruz. omzuna dokunup soruyorum: nereye? “ankara..” oo işin zormuş, diyorum. senin de, diyor. at istifini bozmuyor. korkuyor musun, diye soruyor. evet, diyorum. “korkma!” “korkmam.” kafamı yukarı kaldırıyorum. bir sürü yıldız. ciğerlerimi şişirip üflüyorum. üffff…bir yıldız kayıyor. “unuttuklarımı hatırlamasam” dileği tutuyorum. omzuna dokunuyorum: biliyor musun bugün benim doğum günüm. ankaraya çok var, diyor. susuyorum.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>