Skip to content →

BUGÜN “BÜYÜK SAAT”

arasıra oluyor; yolda yürürken dengemi kaybediyorum. düşmüyorum ama bir iki adım zik zak çiziyorum. durup dururken. dar koridorlarda daha sık başıma geliyor. bir sağa bir sola çarpıyorum. hırkalarımın, kazaklarımın kollarını kapılara taktırıp yırttığım çok olmuştur. bugün de çarptım koridorun duvarına. durup dururken. kıçımla dağ devirdim; duvarda asılı biblo yere düştü. kırıldı yekpare alçı. onuncu yaş günümde mahalleden bir çocuk vermişti. çocuğu bugün görsem tanımam. basit, ucuz, zevksiz bir kabartma. çocuk da biblo da eski. unuttuğum. ama nihayetinde kırılan bir “şey” işte. kırılmasaydı keşke.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>