İçeriğe geç →

İNSAN YILDAN YILA ÜSTÜNE KAT ÇIKILAN BİR BİNA DEĞİLDİR

Kalbinin ortasında bir nokta düşün. Anneye çocuğu, çocuğa anneyi sevdiren. Alleme-i cihan gelse bilemez. O en büyüğü Freud efendi binlerce yıl düşündü de dedi ki, anneyle ilişkili bu işler.

Hey Freud efendi, yanlış anlama büyüksün, çocuğa anneyi, anneye çocuğu sevdiren ne? Bütün olup biteni anlatsan.

Neden sevdim ilk aşkımı?

Neden sevdim kendimi?

Nerden çıktı bütün bunlar sormadın mı? Neden sevdim diye merak etmez mi insan? Türün devamı için sevgiye ne gerek var? Hayatta kalmak için sevgiye ne gerek var? Bunu görünce o yorgun bilge kafayı yemedi mi, Nietzsche. Daha cesur, talihsiz ve mert Nietzsche. Ayaklarına zincir gibi vurulmuştur avrupa, dans edin der son nefesinde. Dans edin. Kendi dansını bulamayan bilge. Ölmeden son nefesinde… Görür aydınlığı, ulaşamaz.

Freud efendi, senin bittiğin yerde başlayanlar var, bildin mi?

Nedenlerin nedeni olduğunu duymamıştır Freud efendi. Nedenleri nedensiz bırakıp susar orada. Oysa bak kalbim çarpıyor benim. Öyle açıklanır gibi de değil.

Kalbinin tam ortasında, her vuruşunda bir (.)

Bırak be kardeşim, bırak. Bu ümitsizlik denen yalanı sıyır at. İnsan yıldan yıla üstüne kat çıkılan bir bina değildir.

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>