Skip to content →

BEKLEME ODASI

Kalabalık dağılmıştı biz geldiğimizde, tanımadığımız birkaç insan, birkaç duvar ve yorgunluğumuzdu karşılayan… Pek fark edildiğimiz söylenemezse de, oradaydık işte, orada oluvermiştik, başka bir yerde de olabilirdik, başka bir kıyafetle. Herkes baksındı işine…

Uzun uzun anlatılmamalıydı hikayelerimiz, anlatılmamalıydı hattâ… Bir köşeye çekilip beklenmeliydi “asıl” dinleyicilerimiz, “asıl”larımız… Sonra zaten her şey anlaşılacaktı, sonra, bir şeyler olacaktı, bizse sabredemedik, asıllarımıza ihanet ettik daha vakit dolmadan, unuttuk, unutulduk elbette… “Yok”luğumuzun gücüne varamamıştık, farkına varamadığımız gibi. Çaba dediğimiz şeyin, nihayetinde bir tutsaklığa gittiğini, bizi, “başka”lığa ittiğini, görememiştik… Ve hayat bekleme odasına alır artık seslerimizi…

Şimdi sessizlik…

Published in DÜZ YAZILAR

Comments

Eleştiri, övgü, hissettirdikleri, düşündürdükleri vs. >>