İçeriğe geç →

Yazar: Mustafa Doğan

Normal

“Normal koşullarda üç, bilemedin dört ay diyebiliriz.” İyi dedin de, bundan sonra normal diyecek bir şey kalmaz ki bende. Zaten karşımda tek başına otururken cümleni çoğul bitirmen beni pek de rahatlatmadı bilesin. Hadi onu da boşver anasını satayım, o ‘bilemedin’…

Tek Yorum

Eşik

Yine böyle bir gündü bak, hiç unutmam. Zaten nerede gereksiz şey varsa unutmam ben. Birini kapıdan uğurlamakla meşgulüm ama öyle uzatmışız ki yeniden içeri buyur edeceğim hani. Etsem ederim de bunun çay demlemesi var, en az yarım paket daha sigara içmesi…

Yorum Bırak

PERVAZ

elbet bir gün kaybolacağını biliyordum.hissediyordum, defter arasında saklanan fotoğraflar, bir çekmecede unutulmuş notlar gibi yavaş yavaş silinerek gideceğini, gitmeyi tercih edeceğini. gidişini hikayeleştirmek ile karikatürize etmek arasında kaldığım zamanlardan birinde daha iken, sana bu satırları yazıyorum. daha önce de birbirimizin…

Yorum Bırak

İKİ

her şey düşlendiği parlaklıkta kalsa kimsenin kalbi falan kırılmazdı. onu tanımayan bir insanı endişelendirecek bir sükunetle sigarasını söndürmüş, şöyle bir doğrulup kapıya doğru bakmıştı. susuyordu ama sırtının, boynunun her kıvrımıyla konuşuyordu bağıra çağıra. son iki saattir sehpada küçük depremler yaratan…

Yorum Bırak

İHTİMAL

düşümden tırnağımdan ne artırdıysam aklıma çarpıp duruyor böyle zamanlarda. böyle zamanlar diye etiketlemeyi sevmiyorum aslında yaşadıklarımı. ama bazen bayağılık en doğru tercih oluyor işte, tam olarak da böyle zamanlarda. “gözlerini kapat, bakalım ne göreceksin.” kahkahaları sokağın uykudaki sakinlerinin duvarlarına çarpıyor…

Tek Yorum

OLTA

o gün evinden çıktığımda gelip çöreklenmişti aslında kafama. yokuştan aşağı meyletmiştim ki önce bir martı selamını verip geçti başımın üzerinden. sonra o tanıdık deniz kokusu tutundu burnumun ucuna. “yaklaşıyorsun işte denize” demiştim sigara arası bir nefeste, “ıslanacak mevsim de değil…

Yorum Bırak

Yuvarlanma

virgülün sağındaki ilk basamaktım oysa ki. bir’e tamamlanmaya en yakını, en hevesli olanı.

Yorum Bırak

YENİ

“bugüne kadar düşündüklerinin bir önemi yok, yaşadıklarının da.” sanki yanımdaymışcasına sesini duyuyordum hala. sarı araba, radyosunda bilmediğim şarkılarla, anımsamakta zorlandığım caddeler ve tabelalar arasından, soluk mavi gömlekli sürücüsünün istediği hızda, bir saat öncesine takılmış düşüncelerimle beni bir yere götürüyordu. “yeni…

Yorum Bırak

VURGUN

– işte abi. vurgunu yiyince böyle elin ayağın tutmaz oluyor. – iyi de koçum, kim dedi sana o kadar derine dal diye? sonra mutfağa gitti çay tazelemek için. ulan dedim, lafı güzel koydu puşt. peki nasıl oldu da ben bu…

Tek Yorum