Skip to content →

Yazar: Ömür F.

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi-11

Taner’in dediği; “İlk rakılar konmuş, birer dilim peynir söylenmiş, asıl mezeler için beni bekliyorlardı geldiğimde. Yatılı okuldan kalma alışkanlıkla gürültülü ve bol şamatalı bir selamlaşmanın ardından çöktüm masaya. Önümdeki bardağı çevirip rakımı koydu Ömür. Tek buz rakıya. İki buz suya.…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 10

Tahsin, ben, Taner oturup içiyorduk Körfez’de. Tahsin daha sonra bunu başka yerde yazacaktı, bilmiyordu. Hiç birimiz o akşam ne için orada olduğumuzu bilmiyorduk. “Cümlenin en güzel yeri yükleme en yakın olanıdır” dedi, Tahsin kadehinde işaret parmağıyla daireler çizerken. “O zaman…

Leave a Comment

DAĞINIK-1

Sabah uyanır uyanmaz ilk aklıma gelen şey; 1987 senesinde İl Halk Kütüphanesi’nden bir ödev için aşırdığım Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Efsuncu Baba’ isimli kitabını hala teslim etmediğim oldu. Zaten bir kaç gecedir kabusunu görüp duruyordum; tam kitabı paltomun içine sokup götün…

Leave a Comment

Dolmakalem-(2)

Uzun süre kapalı kaldığı kutudan çıkarıp elime alıyorum. Kapağı ve piston yeri silindir, gövdesi köşeli, siyah kapaklı ve şeffaf akrilik kalem hacmiyle elimi dolduruyor. Kapağın üst kısmında ince, gövdeyle birleştiği yerde kalın, gövdesinin pistonla birleştiği yerde ise yuvarlak hatlı kızıl…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 8

Tahsin’in dediği: … “Hayatı ertelemek nasıl bir şey” Yeni kolileri eve çıkarıp diğer boş olanların yanına koydum.. Çıkarken balkon kapısını ve pencereyi kapatmadığımdan içerisi iyice soğumuş, ancak içerideki sigara kokusu gitmişti.. Balkon kapsını kapattım, pencereyi yarı açık bıraktım.. Salondaki doldurduğum…

Leave a Comment

Mütecaviz

Hayat sığlaştıkça yazın da kötüleşiyor. Ve -nedense- anlatım bozuklukları hep son cümlede ortaya çıkıyor. Ya manası oturtulamamış bir yazıyı bir an önce bağlama isteği; anlatım bozukluğu. Ya da manası anlaşılamamış bir yaşamın ağızda bıraktığı son tat; anlam bozukluğu. Düüüt!

Leave a Comment

Öyküleme

Ankarayı bilenler Güvenpark’taki dolmuş durağının yolcularını sıraya dizip aldığını da bilirler. Ankara’nın dört bir yanına dağılacak dolmuşların ilk durağı olan bu noktada -ayakta yolcu taşımak yasak olduğundan- zabıtalara baştan prim vermemek için- değnekçiler de koltuk sayısına bağlı bu kaideye sıkıca…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 6

Tahsin’in dediği: Fotoğraf siyah beyaz. Köşede bir masa. Masada, bir fincan, bir demlik, bir kadeh, bir sigara paketi, bir de küllük var. Oturma yerinde koltuk mu yoksa başka bir şey mi olduğu görülmüyor. Oturanların başlarının hizasından itibaren yukarısı ayna ile…

One Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 5

Sabah gözümü açıp sigara arandığımda ilk ceket gözüme ilişti. İç cebinden sürekli kullandığım dolmakalem ve yarım kalmış bir mektubun ilk cümleleri görünüyordu: “Sevgili dostum T…” ∴ Birçok farklı girdinin sürekli değişerek fiziksel değişimler ve farklı düzenler yaratması ve bu düzenlerin…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 4

Tahsin’in dediği: “Sen acıyı seviyorsun” Kanepede oturup hiçbir şey yapmadan, etrafa dağılan defterleri boş gözlerle izledim. Sigara bittikten sonra kaç saat böyle kaldığımı hatırlamıyorum. Sonra oturduğum kanepeye uzandım. Uyku ile uyanıklık arasında, ağrı, sancı ve düşünceler içinde bir süre yattım.…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 3

Yazmayı orada bırakıp -biraz da sarhoşluktan- yatağa çekildim. Babamın cenazesinden sonra kasabaya döndüğümden beri günler yorucu geçiyordu. İşler birikmişti. Yazın da bu kasabadan ayrılacağımdan hem birikmiş işleri eritmek, hem de mevcudu eskisine oranla daha da azaltmak adına daha çok çalışıyordum.…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 2

Tahsin’in dediği: Kalemde çalışmak eskilerden kalan bir usuldü. Alışmak birkaç haftayı bile almıyordu. Vatandaş, çaycı, polis, katip, diğer dairelerin memurları girip çıkarlar, ancak çalışan kim olursa olsun işine devam ederdi. İş dediğin günün birkaç saatini ancak alırdı zaten. Kalem kapısının…

Leave a Comment