Skip to content →

Yazar: K. Sinan Küçük

ÜSTÜ KAPALI – 1

1. karanlık bir gündüz seçtin seyrini sormak için kollarımı kavuşturdum dinledim seni ilk aşklardan söz ettin adını unuttuğum korkulu hikâyeler arar gibi anlattın anlattın kördüğümü, karanlığı dinledim hiçbir yere çıkmadı yıkılmış güzergâhlar duruyor ilk günkü gibi taptaze ve karanlık aramızda…

Leave a Comment

ÂLEM-İ MENÂM

1. – Reenkarnasyona inanıyor musun? Nereden çıktı şimdi bu soru? Çok gergin bakıyor Elif. Anlatacağı şeyle ilgili olmalı. Hâtta anlatıp anlatmamakta kararsız sanki. Hiç bu kadar huzursuz görmemiştim onu. – İnanıyorum. İnanmak istiyorum. Bir çeşit adalet inancı aslında bu. Tek…

3 Comments

Kuyu

neden ağlıyorsun? dedim. korkumdan, dedi. neyden korkuyorsun? dedim. ağlamaktan, dedi.

Leave a Comment

“NEYSE HÂLİN…”

[seninle mutlaka tanışmamız lâzım. telefonunu seçil’den aldım. -imge-] aylar önce seçil’in “kuzenim gibidir” diye bahsettiği, ailecek görüştükleri çocukluk arkadaşı olsa gerek. “bence siz tam birbirinize göresiniz” demişti. “hem çok eğlenceli hem de çok güzel bi’ kız.” profil fotoğrafına bakınca hemen…

2 Comments

MEVSİM SONU – IV

1. çevirmenin notu: anadili mi unutsam artık ne yapsam? sana kendi dilimde teslim olmasam? 2. yükleme soru sormak: “bir fiil ne zaman yüklem olur?” 3. – bu şehir kimseyi sırtından atmıyor bak. – düşenin de ağıtını yakmıyor ama… 4. sen…

Leave a Comment

DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL

içtiler… çok içtiler… içtikçe hüzünlendiler… eskilerden, eski sevgililerden söz ettiler… gecenin sonunda bir karar aldılar. hepsi de o an bunun bugüne kadar verdikleri en doğru karar olduğunu hissediyordu. gözlerinin içi gülüyordu. ertesi gün ayıldıklarında, içkiliyken karar almamaları gerektiğini bir kez…

One Comment

IN THE MOOD FOR LOVE

ocak ayı, finallerin tam ortası. çalışmak gerek ama kafayı toplamak mümkün değil. başımda büyük bela var. nefret ettiğim bir ilişkiyi kavga dövüş sürdürüyorum. bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki ilişkilerimde, nedense ayrılmayı bir türlü beceremedim. terk edilmeye daha yatkınım. kolayıma geliyor.…

One Comment

HARİTALAR – 4

öyle uzun zaman geçti ki kendimi hatırlayayım derken eski defterlerin arasında bulduğum bir çocukluk hatırası kadar içten ve bir o kadar yabancı saatlerin peşinde susarken birden bir ses mi duydum bir renk mi gördüm bir başkadır buraların kokusu dediğinde gözlerini…

One Comment

MEVSİM SONU – III

1. “aklî dengesini bulmak” diye bi şey yok bak. 2. “iyi”nin kötülüğü de “kötü”nün iyiliği de zarar. 3. korkuyu gizlemenin en kısa yoludur, cesaret. 4 kırık bütünlerden sağlam parçalar yaratmaya çalışıyoruz. 5. senden nice uzaksa, öyle ağır gelir ipte uçurtma.…

Leave a Comment

MEVSİM SONU – II

1. “sır”dır aynanın sırrı. 2. mutsuzluğun kaynağı mutluluk. 3. “sen”im ben senin için. 4. hep iade-i itibar hep bi geçmiş zaman. 5. çok da değişmedin, suçlarından aldırdın biraz. 6. ali, merhametinin üçte birini ayşe’ye verse merhametleri yine eşit olmuyor, kim…

4 Comments

MEVSİM SONU – I

1. hiç utanmıyor muyuz öğrendiklerimizi öğretmeye? yaşadıklarımızdan başka hiçbir şey bizim değil. 2. azı çoğu olmaz yalnızlığın. 3. – giyecek hiç kıyafetim kalmamış – ben seni kıyafetsiz de seviyorum 4. birini unutmaya çalışıyorsan en çok da onu unutamazsın (özne-yüklem uyumsuzluğu)…

Leave a Comment

SON SIZI

ben sizi anladım artık. sizin içinizden gelenler var gece yarılarında. sözünüz de yüreğinizden geliyor, yalanınız yok. ben sizi anladım, acı çekmemek için buradasınız, yoksa olmayacaksınız, bile. hiç. tamam da bazen beni bırakın. bazen gidip hava alayım. tamam dönerim, korkmayın. gelin…

Leave a Comment

DÖRT BUÇUKTAN BEŞ

‘o kadar mutsuz oldum ki, bundan sonra mutluluktan hep yüz alsam, taş çatlasa kırk beş düşer karneye.’

Leave a Comment

HAKKI

rüzgar esiyorsa onu serinletsin diyedir, yağmur yağıyorsa göz zevkinedir. hakkı bir şey istedi mi onu alacaktır ya, güzellikle istemeyi bile yediremez kendine. hiçbir siparişi standart isteyemez. makarna mı yiyecek hakkı? sosunu ayrı getirsinlerdir. su mu içecek? ne soğuk ne sıcak,…

Leave a Comment