en yazmamam gereken zamanda başlıyorum belki de yazmaya. okumaya en okumamam gereken yaşta başlayışım gibi. sonra olan biten her şeyi etkilemişti çünkü bu. okula iki yaş erken yazdırılmış ama ilkokulu herhangi bir sorun yaşamadan tamamlamıştım. ortaokul günlerindeyse her şeyi herkesten iki sene geç yaşadığımı anladığımda kâbus başlamıştı. belki de yazmamalıyım şimdi, olan bitenler bu kadar taze bu kadar karmakarışıkken kafamın içinde.
işbirlikçi bir katil tavrıyla atıyordum adımlarımı. etrafı kolaçan ederek, basbayağı ürkek, tedirgin ama bir maskeyle soğukkanlı görünmeye çalışarak, yavaş yavaş. kimseyi öldürmemiştim ama belki etrafımdakilere neler yaptığımın farkına varmıştım az da olsa. yapabileceklerimin sınırları olması gerektiği hissi yeni gelmişti. birden…
ankara’da kızılay’daydım; suç mahallerinden biri. kimse görmedi. göremezdi de. insan görmek istediğini görür çünkü. görmek isteyenim kalmamıştı artık. ihtimaldir, kazara gören de gözünü kaçırırdı. neyse ki yakalanmadan döndüm deliğime. normal bunlar, dedi aradığım eski bi arkadaş. gerçekten eskiydi aramızdaki “arkadaşlık”. çürümüştü. daha açığı, çürütmüştüm. uzun süredir birlikte olduğu kız arkadaşını aldatmıştı zamanında. elif. kız da intikamını benimle sevişerek almıştı. hem de kendine aşık edip. kendini topladıktan sonra da bi not bırakıp gitmişti. ikisini de pek bi severdim aslında. ama yaptıklarımın sonuçlarını idrak edecek şekilde çalışmıyordu kafamın içindeki makine. şimdi şimdi farkediyorum tabii bunları. öbür taraftan, bunu farketmiş olmak mâlum makineyi düzgün çalıştırmaya yetiyor mu onu da bilmiyorum. Sonra sonra yeniden görüşmeye başladık, eskisi gibi olmasını beklemeden. aileden birini ne yaparsa yapsın atamazsın, kayıtsız kalamazsın, unutamazsın ya, öyle bir şey herhalde.
“normal, içeriden yeni çıktın”. ama ben, dedim, aksine dışarıdaydım zannediyordum, uzaklardaydım. Kağan bu cevabı bekliyordu, şimdi anlıyorum. “evet bilader, uzun zamandır zannediyordun sen hayatı. ama geçiyor belli ki, geçecektir. dışarıdasın şimdi. anlaman zaman alacaktır”. kuytu odama baktım, zannetmiyorum, dedim. güldü…
dizideki diğer yazılar
- summer gravity 1 (This post) - 08 Haziran 2003
- summer gravity 2: save as - 10 Haziran 2003
- summer gravity 3 - 13 Haziran 2003
- summer gravity 4 - 15 Haziran 2003
- summer gravity 5 - 18 Haziran 2003
- summer gravity 6 - 23 Haziran 2003
- summer gravity 7 - 25 Haziran 2003
- summer gravity 8 - 27 Haziran 2003
- summer gravity 9 - 28 Haziran 2003
- summer gravity 10 - 02 Temmuz 2003
- summer gravity 11 - 20 Temmuz 2003
- summer gravity 12 - 27 Temmuz 2003
- summer gravity 13 - 07 Ağustos 2003
- summer gravity 14 - notlar - 07 Ağustos 2003
