yangınlar çıkardı kış dallarından ateşini kendine saklardı mevsimin aşıkları özlenenler olurdu izlenen her gecede onsuzlarca geç kalınmış öykülerin arkasından bakılır küsülürdü bir şeylere karın yağdığı yollara yağardı sevgili nerde olduğunu bilmez, nerelerden gelirdi? bir masalın ardından susulan sesler gibi binbir anlama gebe, binbir geceye aşkla sondan başa doğru giden bir hayal kurulurdu uzaklara bakılır susulurdu bir şeylere anılarıyla oynayan çocuklar vardı, her seferinde kırıp, o ağlamaya yakın bilirlerdi karın yağdığı yollarda umutlar soğuk anılar unutulmaya daha yakın olurdu korkuyla beklenir, sonra yazılırdı bir şeylere ezberlenmiş sözlerle geçiştirilen aşklarda yalanlara, oyunlara hevesli havasında hiç olmazsa biri çıkıp söylenirdi dünyaya hiç olmazsa…
Yorum BırakAy: Şubat 2003
korku değil sabırsızlık bilinç değil inanç gibi yürümek, tek kişilik bir ömür gibi yürümek, sere serpe düşünmek gibi karanlık mıdır esas yalnızlık mı? bir hikâye beklemez diğerini ansızın bitebilir bir sağanak geceyi nişan alan silah gibi! her unutuş bir ölümü başlatır yanlış yerde birikmek tüketir bir şeyleri doğruyu bilmekse kanatır kimi söylenince inanılmaz sorun değil “durun!” gibi…
Yorum Bırak