İçeriğe geç →

Ay: Ekim 2001

İKİDE BİR

kapımı çalan gün mü, ertelediklerim mi? yüreğim ağzıma geliyor ikide bir! uzak zifirlere taşınık düşler tarifsizlik yanı başımda… ne zaman soytarıp da biraz açılsam desem ne zaman yanımdan geçse beyaz ahşap bir tren ve tutunup dallarına “bana inanma” desem bir kara siren sesiyle dalıyorum içeri karşıma kuruluyor kara kuru bir mazi bir mazi burnunu çekip duruyor ikide bir… yarım yamalak öfkeler bu umutlar, bu sesler balkonlara güvercinler konuyor ikide bir balkon seslerine kulak vermeli umutlara, öfkelere o zaman bir de kuğuran her güvercine isim koymalı taşlara, yosunlara, yağmurlara, düşlere… kapımı çalan gün mü ertelediklerim mi? bağcıklarımı çözmüş gidiyorum şehir ayağıma…

Yorum Bırak

DELİ MUSA

Ertesi sabah erkenden kalktı ve hemen heykelin yanına koştu. Ve bu ondan sonraki günler sürüp gitti. Kimi zaman onun güzel dudaklarını öperken ya da ince ellerini okşarken, ona sanki heykel nefes almaya başlıyormuş gibi geliyordu. Artık çalışırken şarkı söyleyemiyordu, hatta çalışamıyordu bile. Çünkü heykele öyle derin bir aşkla bağlanmıştı ki bütün zamanını onun önünde diz çökmüş, kendi yarattığı bu güzelliği hayran hayran seyrederek geçiriyordu. Heykeltraş Pigmalion, Yunan mitolojisi 70’lerde bir orta anadolu kasabasına nasıl olduysa sosyalist bir belediye başkanı seçilir. Belediye başkanının ilk icraatı kasabaya bir park yaptırıp, ortasına bir kadın heykeli diktirtmek olur. Zamanın sağcıları başkanın İstanbul’da bir metresi…

Yorum Bırak