yüzey – 13

16 Haziran 2009 Salı, 03:35 / yazar: heyamo

- ben istersem her şey yoluna girer.

- isteye-bilir misin?

- öyle çaresizim ki!

vazgeçtikçe kendine gelirsin. terk ettikçe açılır zihnin. içinin neyle dolu olduğunu görürsün hayretler içinde. hiç pişman olmayacaksın sandığın yürüyüşünde, sendelemeye başlarsın. yakında kendini yerde bulacaksındır, belli olmuştur artık. hiçbir söz, hiçbir bakış senin değildir. yine de vazgeçmezsin yolundan. istersin ki hayat seni çekip çevirsin. acıların “yüzey”e çıkmaya başlar. düşünür, kendine bir “zaten” ararsın yana yakıla.

hemencecik bulursun.

bir tutturmuşlar

31 Mayıs 2009 Pazar, 01:10 / yazar: heyamo

- meğer aşg olmaya civan, alışganlık dediğin?…

yüzey – 12

30 Mayıs 2009 Cumartesi, 13:01 / yazar: heyamo

- bazen her şey bir oyunmuş gibi geliyor. ne zaman bitecek diye bekliyorum, bitmiyor da.

- oyun olsa da olmasa da her şey zamanı gelince biter. bitmiyorsa, henüz bitmemiştir.

- bitmesin.

oturur düşünürsün bir gün, sevginin kimyasını, özlemin kaynağını, nesneler arasında kurulabilen tüm bağları. doğanın sırlarını düşünürsün, çekim kuvvetini, enerji birikimini, burçları… evrende olup da kendinde olmayanı, sana imkânsız gelen tüm olağanlıkları… hemen yarın ölme olasılığını, yani, bu olanağı… aklın karışır. sisli düşüncelerden oluşan uzun bir yolun sonunda anlarsın ki yaşıyor olmak, ciddiye alınamayacak kadar ciddi bir durumdur.

aksi halde insan delirebilir.

yüzey – 11

30 Mayıs 2009 Cumartesi, 11:44 / yazar: heyamo

- yakınlık seni çok korkutuyordu. can havliyle uzaklaştırıyordun kendinden. sonra da neden terk etmek istediğimi soruyordun. çıkmaz bir yola girdiğin her halinden belliydi, kurtuluşunsa terk edilmekten geçiyordu. “terk edilebilir” olmaktan, en azından.

- peki neden terk etmedin?

- burada olduğumdan emin misin?

her cümlenin bir tarihi vardır. her yaşananın, sebebi. bir yerden başlamıştır işte, nereye gideceğinin kararını “bugün” verecektir. sense bugünü çarmıha germek istersin hep. yaşamaktan ziyade, “üzerine konuşmak” tercihindir. zamanı böyle böyle tüketirsin ve hiçbir şey yaşamak zorunda kalmadın sanırsın. keşke ânı, daha yaşanırken geçmişe gömebilseydin. ama işte yaşamak zorunda oldukların, senin payına düşenler yani, peşinde kâbus gibidir. tarihin gölgesine nefes nefese varırsın, tesadüf bu ya, kaçtığın kelimeler de beraberinde. başka sözler söylemek istersin sonunda, derinlerde çığlıklanan sesleri çağırırsın. işte o an yalnızlıktan delicesine korkarsın.

oysa zaten delicesine yalnızsındır.

24 Mayıs 2009 Pazar, 23:33 / yazar: kocak

ümit nihayetinde bir yoksunluk halidir.ileriye yönelik bir beklenti mi yoksa geriye dönük bir hasret mi olduğu bilinmez.bildiğimiz şu an arayış içinde sızladığımızdır.bunu şunun için söylüyorum, ümide böyle bir eksiklik hissi olarak bakınca gelecek mi geçmiş mi kaynağı diye, bir yoksunluk hali olduğunu iyice farkediyor insan.yoksunluk hissi ise bilinmeyen bir sürprizden çok, elinden kopup gitmiş, artık her nasılsa, kaybedilmiş bir parça olmaya daha yakın.sanki bir zamanlar ümid ettiğin şey senindi, birdiniz, şimdiyse senden koparmışlar.

hediye paketi

21 Mayıs 2009 Perşembe, 23:51 / yazar: heyamo

kimsenin yüreğine tam uymuyor diye, hep bi’ değiştirme kartı tedirginliğinde sunuyoruz sevgimizi.

20 Mayıs 2009 Çarşamba, 10:03 / yazar: kocak

hayal gerçeğe değişilir mi?

yollar söyletir – 9

17 Mayıs 2009 Pazar, 21:11 / yazar: heyamo

öyle bir şehir ki, üç ömür yaşasan başına hiçbir şey gelmeyebilir.

Özledim diyememenin binbir yolu 2

14 Mayıs 2009 Perşembe, 20:35 / yazar: qenomesum

Yazacak bir şey çıkmıyor bu aralar. dönüp dönüp seni temize çekiyorum.

mevsim sonu – I

10 Mayıs 2009 Pazar, 22:35 / yazar: heyamo

1.
hiç utanmıyor muyuz öğrendiklerimizi öğretmeye?
yaşadıklarımızdan başka hiçbir şey bizim değil.

2.
azı çoğu olmaz yalnızlığın.

3. orient
biz gidende anlarsız,
gidende’nin yöresini
yurdunu

4.
- giyecek hiç kıyafetim kalmamış
- ben seni kıyafetsiz de seviyorum
- edepsiz!

5.
de ki ağlarken bile kısaltmalara gittim
uzun uzun yazmalara gelmiyor çünkü ölüm

6.
ıssız bir adaya düşsen umurunda olacağın üç şey?

7.
yazdığın herbir kelimeyi çatır çatır
savunabilmelisin
“cümle” mahkemede

8.
birini unutmaya çalışıyorsan
en çok da onu unutamazsın
(özne-yüklem uyumsuzluğu)

9.
sussam olur mu?