İçeriğe geç →

SYKLMLR Posts

HAYAT

Hayat: Ne eksiğim var ne fazlam, ne de bir hata. Başım sonum bilinmez benim. Hayat hayattır. Hasta: Neden acı içindeyim o zaman? Hayat: Ne eksiğim var ne fazlam, ne de bir hata. Başım sonum bilinmez benim. Hayat hayattır. Hasta: Neden…

Yorum Bırak

HAYAT

Bir gün sahip olduğunu sandın, kayıp gitmiş ellerinden ertesi gün.

Yorum Bırak

Dolmakalem-(2)

Uzun süre kapalı kaldığı kutudan çıkarıp elime alıyorum. Kapağı ve piston yeri silindir, gövdesi köşeli, siyah kapaklı ve şeffaf akrilik kalem hacmiyle elimi dolduruyor. Kapağın üst kısmında ince, gövdeyle birleştiği yerde kalın, gövdesinin pistonla birleştiği yerde ise yuvarlak hatlı kızıl…

Yorum Bırak

BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK

Bağımlılık çeşit çeşit hayatta. Hepimiz de bir şeylere bağımlı halde yaşarız, bağlanmak değil bak kastettiğim. Baya kontrolü kaybetmekten, o olmazsa her şeyin eksik olmasından bahsediyorum. Sigara içmiyorsam dağa tırmanmanın ne anlamı var sorusundaki gibi, ekmek yemiyorsam doymuyorum yakınması gibi. İnsan…

Yorum Bırak

GİTMEK Mİ KALMAK MI ZOR?

Giden de kalan da o anda her neredeyse tam olarak doğru yerdedir. Üstelik hakettiği de tam olarak budur. Yani ortada ne bir yanlış anlaşılma, ne hakettiğini bulamama, böyle bir şey yok, bunları sen uyduruyorsun, belki çok ağlarsam değişir diye ümit…

Yorum Bırak

ADI KONMAMIŞ HASTALIKLAR- ÇAĞININ VİCDANI OLARAK EDEBİYATÇI

Kaçın. Gördüğünüz yerde kaçın. Sohbetinde bulunmayın. Bastığı dergiyi almayın. Yazdığı kitabı okumayın. Bırakın yavaşça açlıktan, havasızlıktan veya kimse onu dinlemediğinden ölsün. Eski verem savaş dispanserlerinde kapı kollarına balgamlarını süren hastalar gibidirler. Hasta, güçsüz ve ümitsiz. Ümitsizlikleri öyle kök salmıştır ki,…

Yorum Bırak

Abime bi traş limon

… Bak bak, onu siktiret şimdi bak hikayeyi dinle. Temmuzun ortası İstanbul’dayız. İstanbul gene yüz ellibeş derece amına koyim. Beşiktaş’ta rakı masası full artı full artı promosyonlar. Kafalar filim ama porno filim. Eksiği yok fazlası var, bin üçyüz promil tapagaz…

Yorum Bırak

Çay ve Dört Kız

Yürümeyi bırakıp kayaların dibindeki çaycının yanına vardım. Bir çay alıp hemen yanında bir kayaya oturdum. Sigara yakıp çaycıyı ve önünden gelip geçenleri izlemeye başladım. Dalga sesleri, sahildeki insanların seslerini bastırdı. Bir tek çay isteyenlerin ve çaycının sesini duyuyordum. Çaycı, beş…

Yorum Bırak

Biz Eskiden…

Üniversite öğrencisi olmanın en kötü yanı ne kadar cahil olduğundan habersiz olmandır. Üniversite öğrencisi olmanın en iyi yanı ne kadar aptal olduğundan habersiz olmandır. Öyle veya böyle gene de fitsin sonuçta.

Yorum Bırak

BİR

Tamam olan Bir. Bir’den düş şimdi. Düştükçe işte gördüğün ne varsa…

Yorum Bırak

ANNELER VE KIZLARI

Benim kız feminist olmuş diyor teyzem, ütü yapmamak için gitti feminist oldu.

Yorum Bırak

TECRÜBE

Kimi ve neyi ne kadar ciddiye almalı? Yıllarca yaşamadan değerliyle değersiz bilinmiyor , bilinince de geç kalınmış olabiliyor.

Yorum Bırak

UNDERWORLD-MOANER

Geçip gitti giden, Geçen benim, zaman değil. Gene mi çok ciddiye aldık Yoksa kendimizi Kendimiz yoksak ya… Samanyolu hap edip Özümüze İçdiydik çok şükür. Biz yeni yeniciyiz kardeş, Yeni yeni’yi özler dururuz.

Yorum Bırak

Bitmezse öykü olmaz ya…

Yeri geliyor lavabodaki tabağı, gazete üzerindeki zeytin çekirdeğini “öyküsüne” katıp yazıyorsun, sonra bırakıp gidiyor işte.. Sanırım, önce adını yazdım. İlk buluşmamızın akşamında saçlarını, sabahında tenini… Sonra hep yazdım. Gece ışıklarını, vapur iskelelerini, akşam yemeklerini, şarap kırmızılarını. Belki haftalar sonra, çaya…

Yorum Bırak