Skip to content →

SYKLMLR Posts

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 12

… Rakı sevmediğimi bilirdi Ö. Rakı masasında başka içki içilmeyeceğini de ben bilirdim. Rakıdan kendisine bir duble, bana da ne tek ne duble doldurdu. Kaç gündür konuştuğumuzu, kaç gün boyunca ne konuşacağımızı az çok bildiğimizden, öylesine konuşuyorduk. Arka masada birinin…

Leave a Comment

BİL BAKALIM

Hiç varılmayacak bir yoldan geliyorum, hiç tamamlanmayacak bir eksiğim ben. Kendimi anlattığım hikaye sanıyorum, oysa hikayeyi anlatanım ben. Bir kurbağa, tanrıyı kurbağa sandı. Bir serçe tanrıyı serçe sandı. Bir hikaye tanrıyı hikaye sandı. Bildin mi ben kimim, akıl derler bana.

Leave a Comment

İç Konuşma Stiliylen

Kafamda iki adam. İki adam hoş beş ediyor. – Ne zaman yazar olmaktan vazgeçtim, hatırlamıyorum. Belki alacağımı aldıktan sonra. – Kadınlar gibi? – Kadınlar, ev, araba, çocuk… – Sakın azla yetinme! – Bazen iç ses, daimi yalnızlığa delalettir.

Leave a Comment

Üçköşe

“Geceleri evin kapısı açık uyuyorum Rüstem abi” Ramazan üç köşelidir. Kafası yani. Ters bir üçgene benzer. Armuta benzetenler de olur. İnce çenesinden yukarı doğru genişleyen, alnında boynuz gibi çıkıntılarla son bulan üç köşeli kafası vardır üç köşeli Ramazan’ın. Bizim mahallenin…

Leave a Comment

UNDERWORLD – KİNG OF SNAKE

Öyle sert öyle şiddetli sevişebilir insan, uyanınca ertesi sabaha, yeni biri olarak bulur kendini. Çehren yumuşamış ama kalbin kaskatı,yahut tam da tersi. Seks ona derler, adam öldürüp çocuk doğurmaya benzer.

Leave a Comment

DİKKAT

Her söze aldanma, bazımız yenik düşmeyi daha çok sever. Her söze aldanma, ikna edilmek ve hatasından dönmek isteyenler var. Bazımız ancak pişman olarak atar kendini sevgilinin kollarına. Şu halk dediğin oyun içinde oyun demek. Hala kendini iyi zannedenler var, her…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi-11

Taner’in dediği; “İlk rakılar konmuş, birer dilim peynir söylenmiş, asıl mezeler için beni bekliyorlardı geldiğimde. Yatılı okuldan kalma alışkanlıkla gürültülü ve bol şamatalı bir selamlaşmanın ardından çöktüm masaya. Önümdeki bardağı çevirip rakımı koydu Ömür. Tek buz rakıya. İki buz suya.…

Leave a Comment

Ördek başı yeşili kadife ceket ve Schrödinger’in kedisi – 10

Tahsin, ben, Taner oturup içiyorduk Körfez’de. Tahsin daha sonra bunu başka yerde yazacaktı, bilmiyordu. Hiç birimiz o akşam ne için orada olduğumuzu bilmiyorduk. “Cümlenin en güzel yeri yükleme en yakın olanıdır” dedi, Tahsin kadehinde işaret parmağıyla daireler çizerken. “O zaman…

Leave a Comment

DAĞINIK-1

Sabah uyanır uyanmaz ilk aklıma gelen şey; 1987 senesinde İl Halk Kütüphanesi’nden bir ödev için aşırdığım Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Efsuncu Baba’ isimli kitabını hala teslim etmediğim oldu. Zaten bir kaç gecedir kabusunu görüp duruyordum; tam kitabı paltomun içine sokup götün…

Leave a Comment

HAYAT

Hayat: Ne eksiğim var ne fazlam, ne de bir hata. Başım sonum bilinmez benim. Hayat hayattır. Hasta: Neden acı içindeyim o zaman? Hayat: Ne eksiğim var ne fazlam, ne de bir hata. Başım sonum bilinmez benim. Hayat hayattır. Hasta: Neden…

Leave a Comment

HAYAT

Bir gün sahip olduğunu sandın, kayıp gitmiş ellerinden ertesi gün.

Leave a Comment

Dolmakalem-(2)

Uzun süre kapalı kaldığı kutudan çıkarıp elime alıyorum. Kapağı ve piston yeri silindir, gövdesi köşeli, siyah kapaklı ve şeffaf akrilik kalem hacmiyle elimi dolduruyor. Kapağın üst kısmında ince, gövdeyle birleştiği yerde kalın, gövdesinin pistonla birleştiği yerde ise yuvarlak hatlı kızıl…

Leave a Comment

BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK

Bağımlılık çeşit çeşit hayatta. Hepimiz de bir şeylere bağımlı halde yaşarız, bağlanmak değil bak kastettiğim. Baya kontrolü kaybetmekten, o olmazsa her şeyin eksik olmasından bahsediyorum. Sigara içmiyorsam dağa tırmanmanın ne anlamı var sorusundaki gibi, ekmek yemiyorsam doymuyorum yakınması gibi. İnsan…

Leave a Comment